Aybars S.

Yurttaşlık statüsü annenin statüsüne bağlı bir olgudur. Azatlı da olsa özgür bir anneden dünyaya gelen çocuk özgür yurttaş statüsündeyken elbette bir köleden doğan çocuk köle statüsünde dünyaya gözlerini açar. Burada, babanın özgür yurttaş statüsünde olmasının hiçbir değeri yoktur.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Azatlı kölelerin bir çoğunun özgürlüklerini kazandıktan veya özgür bırakıldıktan sonra da eski efendileri için çalışmaya devam ettiklerini görürüz. Pek tabii ki artık özgür oldukları için eski efendilerinin yanlarından ayrılıp kendi hanelerini kuranlar da az değildir ki bazılarının yeni hayatlarında çok büyük başarılarla beraber büyük servetlere sahip olup toplumun seçkin bireyleri haline geldikleri vakidir. Fakat tüm servet ve saygınlıklarına rağmen politikadan uzak durmaları ve resmi görevlere gelememeleri onları özgür doğmuş seçkin sınıftan ayırır. Yine de sahip oldukları prestijin yansımalarını tıpkı özgür doğmuş elit vatandaşlar gibi, tiyatroda onların adının yazılı bulunduğu bazı oturma yerlerinden anlayabiliriz.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Alıntı
Küçük bir şehir olan Pompei’nin seçkin tabakası şehrin içinde veya hemen civarında ikamet eden ve topraktan edindikleri zenginliği ticari aktivitelerle arttıran insanlardı. Yönetimi tamamen bu seçkin sınıfin elinde olan şehirde hazine, kamusal alanlar ve resmi dini yapılar da onlar tarafindan kontrol ediliyordu. Tiyatroda, Amfitiyatro’da oturacakları yerler bile isimleri oturacakları zeminlere kazınarak belirlenmişti.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Alıntı
Romalılar şehir planında bir değişillik yapmasalar da yayılmacı anlayışları çerçevesinde kendi yaşam alışkanlıklarına uygun sosyal, kamusal ve dini yapılar inşa ederek hakimiyetleri altına aldıkları Pompei’nin zihinsel dönüşümünü sağlarlar. Şehirde dönüşüm o kadar hızlı gerçekleşir ki Pompei kısa zamanda sadece yönetimsel anlamda değil; mimari, dil ve adetler bakımından da tam bir Roma şehri haline gelir. Bu aslında Roma'nın geniş coğrafyalara hükmetme formülüdür. Düşmanını kendine benzet ve kendinden olduğuna inandır. Netice de dilini unutturmak bir toplumu başkalaştırıp kim olduğunu unutturmanın en sağlam yoludur.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan hayat boyu ne zorluklarla ve sıkıntılarla karşılaşırsa karşılaşsın, ölüme yaklaşırken kendini teselli edecek bir şeyler buluyordu.
Alıntı