Aybars S.

Ben dört buçuk yaşındayken, babam camide namaz kılarken onu, Vanda gelirken ölümden kurtarıp besleyip büyüttüğü Yusuf adındaki oğulluğu yüreğinden bıçakladı. Babam çok uzun boylu bir adamdı. Belki bir doksan boyunda. Geniş omuzlu... Onu böyle anımsıyorum. Çocukları da çok severdi. Bütün köyün çocuklarına şehirden, her birisine ayrı ayrı armağan yedirirdi. Ben babamın camide, o, namaz kılarken yanındaydım, hançerlendiği akşamdan sonra, sabaha kadar yüreğim yanıyor, diye ağladım. Ardından da kekeme oldum ve 12 yaşıma kadar zor konuştum.
Alıntı
Reklam
9/10
·188 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 19:52
Yaşar Kemal’in Fransız yazar Alain Bosquet ile 1989 yılında yaptığı görüşmenin kitaplaşmış hali. Öncelikle Fransız yazarın sormuş olduğu 30 sorunun yarısından fazlasında Yaşar Kemal’in Kürt olmasından kaynaklı etnik milliyetçi sorular içermesi ve sürekli bunu vurgulaması gerçekten rahatsız ediciydi. Usta Kalem ise her seferinde Türkmen Köyünde büyüyen bir Kürt olarak hiçbir ayrımcılık yaşamadığını belirtmiş ve konuyu kapatmaya çalışmış. Bunun yanında Yaşar Kemal’in yaşadığı çile dolu hayata şahit olmak beni çok etkiledi. Babasının sahip çıktığı bir çocuk tarafından öldürülmesi, küçük yaştayken bir gözünü kaybetmesi,yoksulluk dönemleri,gördüğü işkenceler vb. Bugünlerde toplum olarak en çok özlenen ve aranan kişiler maalesef Yaşar Kemal gibi toplumu için kendisini feda eden insanlar. Allah rahmet eylesin, yattığı yer incitmesin inşallah…
Edebiyat & Roman
Yaşar Kemal Kendini AnlatıyorYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2004883 okunma

Aybars S.

, bir kitap okudu
9/10
·188 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 19:52
·
2026 5. kitabı
Yaşar Kemal
9.2/10 · 883 okunma
Dünyada en şiddetli ihtilalleri doğuran kuvvet, daima ilmi bir fikirden ziyade, kitleyi harekete geçiren bir taassup ve çılgınlığa gerçek bir isteri olmuştur. Kitleyi kazanmak isteyen kimse onun gönül kapısını açan anahtarın ne olduğunu bilmelidir. Bu durumda objektiflik zaaftır, irade ise kuvvettir.
Alıntı
Barış zamanında Alman politikasının şahsi ve saldırgan bir faaliyet göstermemesi ve dünya tarihinin emekliye sevk ettiği eski devletlerle ittifak kurması esef edilecek bir şeydi. Avusturya ve Türkiye ile olan ittifakın pek hoşa giden bir tarafı yoktu. Askeri ve sınai bakımından dünyanın en kuvvetli devletleri bir araya gelip, aktif, saldırgan bir ittifak kurarlarken, Almanya güçsüz kalmış devletlerle birleşiyor, yıkılmaya mahkum olan bu devletlerle Dünya koalisyonuna karşı bir cephe hazırlamaya çalışıyordu.
Alıntı
Reklam