Kıymetli tarihçi Selim Erdoğan hocamızı ekranlarda dinlemek ve kitaplarını okumak başlı başına büyük bir zevk. Bir tarihçi olarak yazılabilecek en güzel romanlardan biri ortaya çıkmış. Romanın kurgusu ve dili son derece başarılı. Tarihî şahsiyetler ve yaşanmış olaylar, ustalıkla romana yedirilmiş. Baştan sona keyifle okunacak bir eser.
Ganimetler arasında nefis diş macunlarını bulup iştahla yiyen askerler var. Bu naneli ve lezzetli şeyden o kadar hoşlanıyordular ki, gümüş paraya bile satmıyorlar.
Uzaktan bizim taaruz kuvvetlerine bakıyordum. Bir asker cesetlerin üstünden geçerken bir şey dikkatini çekti. Dönüp ateş altında sakince ölünün kunduralarını çıkardı ve kendi ayağına giydi. Bundan başka ne elbisesine, ne ceplerine, ne çantalarına dokundu, sonra sağlam ayakkabısıyla hücuma devam etti.
Siperlerde yarın, başka bir gün karşı topraklari kaplayıp gelecek kuvvetleri bekleyen askerlere baktım. Hepsi sessiz, kendi kendilerine kim bilir hangi hatıralarla dalmışlardı... Ne durumlarının önemini ne de kahramanlığını ne kahraman olacakları veya ölüp gidecekleri günü düşünmüyorlardı.