Aybars S.

Kardeşim; Katya da, Halet‘ten ve hepimizin arkadaşı Memduh‘tan başka bir şey kaybetmedik. İngilizler çok güçlü idiler. Fakat en çok beni ümitsizliğe düşüren nedir, biliyor musunuz? İngilizler rahatlık içinde, biz değiliz. Onlar sağlam, iklime göre yapılmış elbiseleri ile, her gün tam yem alan güzel atlarıyla, gereksiz ölümler için ön saflara atılmış sömürge askerleri ile geliyorlar. Biz bazen kış, bazen yazı elbisesi giyiyoruz. Atlarımız zayıf, sayımız az ve her ölen askeri yüreğimizden veriyoruz. Ölen, eskiyen, yırtılan her şey, canımızdan, memleketimizden bir şey... İngilizler öyle mi? Hiçbir zararı yok ki, biz kolayca yerine koyabilelim ve onlar koymasınlar.
Alıntı
Reklam
Yol üstünde ilk keşif seferinde ordunun bıraktığı siperlere rast geliyordum. Kim bilir, bu siperlerde bizim gibi kaç Türk cesedinin kurumuş kemikleri var! Doğa bu siperleri, yavaş yavaş, rüzgârın taşıdığı şeylerle birer mezar gibi kapıyor. 
Alıntı
Haksızsınız: Biz ormanlarımızı, madenlerimizi, ürünlerimizi ve sanayimizi değil, biz Türk’ümüzü işletmiyoruz. 
Alıntı
Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı’na girmek aleyhinde idi: Kafa ve sanat adamı olduğu için! Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nı bırakmak fikrinde asla bulunmadı: Vatan adamı olduğu için! İşte size bütün kitabın Özü: İlim ve vatan adamı olunuz. Hiçbiri yalnız başına, ne sizi ne de milletini kurtarabilir. 
Alıntı
O yıl Galiçya topraklarında dövüşmek için yirmi bin “ lüzumsuz Türk!” Bulmuştuk. Bir yığın Anadolu çocuğunu, yurdundan kopmuş, uzak Medine içinde, iskorpite ve çöle yediriyorduk.
Alıntı
Reklam