İnsanlar kır evlerinde, deniz kenarlarında ve dağlarda inzivaya çekilecek yer arar; sen de buna şiddetli bir özlem duyuyorsun. Fakat bu özlem çok cahilcedir. Eğer inzivaya çekilme isteği duyuyorsan, gayet mümkün ve basittir bu: İnsan dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir. Üstelik insan inzivaya çekilmek için kendi içinden, kendi ruhundan daha huzurlu, daha sakin hiçbir yer bulamaz, özellikle de kendinde inzivaya çekildiğinde ona huzur verecek şeylere sahipse. Huzur dediğim zarif bir düzendir aslında. Kendini sürekli böyle bir inzivaya çekilmeye ver ve kendini yenile: Ancak önermelerin çok kısa ve özlü olsun ki, tüm acılar bir anda silinsin ve oradan hiç yıpranmadan dönebilesin.
Pek çok şeyden kesinlikle kurtul, yalnızca bunların pek azını aklında tut; ayrıca herkesin şimdide, sadece bir anlığına yaşadığını hatırla. Kalan günlerimiz ya geçip gitmiştir ya da bilinmezdedir. Yaşam gerçekten kısadır. Bu kısacık yaşamı yeryüzünün ufacık bir köşesinde sürdürür herkes.
"Başkalarının verdiği imkânla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükûnete ihtiyaç duyma. Özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil."
Dünyanın ateşle yanıp yıkılacağına dair onca nutuk atan Herakleitos, her yanı su toplamış, tezeğe bulanmış olarak öldü.
...
Ne demek bütün bunlar? Gemiye bindin, yelken açtıın, kıyıya yanaştın, karaya çıktın. Eğer gerçekten başka bir yaşam içinse, orada da tanrılar var. Eğer hissizlik içinse haz ve acı birden kesilecek, aşağı olmasına rağmen hizmette kusur etmediğin bedenin boyunduruğundan kurtulacaksın. Çünkü ilki zekâ ve ilahi güç ikincisi ise toprak ve çürümüş kandır.