“İstenildiği gibi olan ya da olmayan şeylere üzülmekle o kadar zaman harcıyoruz ki treni kaçırıyoruz. Hayat kendi yolunu bulur ve her şey olacağına varır. Sadece yaşa ve bırak gitsin.” Syf.34
Dikkat spoiler içerir !
Balayına çıkan bir kadın (Charlotte) ve karısını öldürdüğü söylenilen, hapisten kaçmış bir adam (Gray) kaza sonucu bir adaya düşerse neler olur ?
Kitap aslında tam olarak bu olay döngüsü üzerine kurulu.
Kaza olmasaydı ve kocasıyla (Erik) hayatına devam etseydi Charlotte acaba gerçekten en yakın arkadaşıyla aldatıldığını öğrenecek miydi? Yada Charlotte’nin hamile kalamayacağını, baba olamayacağını öğrenen Erik bu durumu kabul edicek miydi? Yani bazen başımıza kötü olaylar geliyor ve hemen düzelsin istiyoruz ya ama belki de o kötü gözüken olay aslında daha güzel bir şeye sebep oluyor bunu nerden bilebiliyoruz ki? Kitabın bana hissettirdiği de bu oldu. Nereden biliyorsun hayatının, altının üstünden daha iyi olmadığını ?