Bizler çok ciltli kitap takımlarıyız. Hayatımızın bir bölümü duvara toslayıp yansa da, her zaman bizi bekleyen bir bölüm ve sonra başka bir bölüm daha vardır.
Bir kadını, denetimini kaybetmiş bir halde, çılgın gibi dans ettiren -sonra da celladın kapısına sürükleyen- şeyleri seçmeye iten işte bu ruhsal kıtlık halidir.