"Dünya dört şeyin üzerinde durur... Bilgelerin ilmi, yücelerin adaleti, haklıların duası ve yiğitlerin cesareti. Ama hükmetme sanatını bilen bir hükümdar olmadan... Bunlar hiçbir işe yaramaz."
Siyasal bağnazlık diye adlandırılan şey, gerçekte bir bahane, bir kaçamak, bir bağlılık gösterisi, kırılmış bir aşkın üstü kapalı bir siteminden başka bir şey değildi.