Ayça

Kaybolmaya alışıyorsun. Bu biraz uzayda dolaşmak ve hiçbir yerin ortasında süzülmek gibi bir şey. İlk başta baş döndürücüdür, umutsuzca sağlam bir zemine dokunmaya, kendini bulmaya çalışırsın ama sanırım bir noktada başının döndüğünü hissetmeyi bırakırsın ve uçsuz bucaksız, karanlık bir boşlukta yaşamanın aslında o kadar da kötü olmadığını düşünürsün çünkü gözlerini kapatabilir bir şeye, birine veya dünyaya bağlı olmanın nasıl bir şey olduğunu unutabilirsin. Var olmayı öylece bırakabilirsin.  
Sayfa 470 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bazen birkaç kelime ya da önemsiz görünen bir kararın tüm hayatı altüst etmesi nasıl mümkün olabilir? Dünyada bu şekilde yürümek bizi dehşete düşürmeli, bu kadar ince bir ipliğe bağlı olarak… Dengeni bir saniyeliğine, sadece bir saniyeliğine kaybedersen yüzüstü düşersin. 
Sayfa 459 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Her şey ölür, her şey toz olur, zamanla unutulur. Hiçbir şey galip gelemez. 
Sayfa 458 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Sanırım arkadaşlıklar böyledir, her zaman aynı yolu izlemezler ve bir gün on yıldan uzun süredir tanıdığın birine bakarsın ve artık o kişiyle ortak hiçbir şeyin olmadığını fark edersin.
Sayfa 416 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Ayrıca başka şeyleri de düşünmemeye çalışıyordum. Geride bırakılmışlık hissi gibi. Diğerleri bir noktada ışığı bulmayı başarmışken gölgelerde kaybolmak gibi. Var olmayan kökleri düşündüm. Bilinmeyen limanları. Cep telefonumda gittikçe daha fazla kişi olduğunu ama bunların beni saran yalnızlıkla neredeyse orantılı olduğunu.
Sayfa 411 - Athica Yayınları·Kitabı okudu