Günahlarımız da sevaplarımız da, her şey ya yalnızlıktan ya yalnızlık korku-sundandı bana kalırsa. Dünya koca bir yetimhaneydi. Başka
humuzu, bu kadar yalnız olunur muydu?
türlü, adına zaman dedikleri delik böyle çimdikler miydi ru-Sınıfinın kapısındaki ışık yeşile dönünce, az evvel o gam-
Iı lafları eden baykuş kendi değilmiş gibı, etekleri uçuşarak yerinden kalktı Gönül. Bu sefer neyi unutmanın peşinde olduğunu bilmiyordum ama derse girmekteki telaşına bakılırsa
durumu acildi.
O gidince bekleme salonunda yalnız kaldım. Eh, salon da koca bir yetimhane sayılırdı nihayetinde. Hiç yetimhane görmemiştim, ama eskiden annemle birlikte huzurevlerini ziyarete giderdim. Nedense yetimhanelerle huzurevlerinin birbirine benzediğini düşünürüm hep. Birinde çocuklar, öbüründe yaşlılar. Yetişkinlerin hayatına henüz alınmamışlar ve İşleri bitti diye ıskartaya çıkarılmışlar. Yaşlılar hep birilerinin gelmesini bekler dururdu. Çocuklar da öyle olmalı. Ama bir beklediğiniz varsa genellikle gelmez. Beklemek çünkü, bir olmazı oldurmayı umanların safdilliğidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işiır.
Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.