Cùnki Khrysippos'un akıl yürütmesine göre, kötülük kesinlikle suçsuzdur.
Zeus ise aksine suclanmalidir ya hicbir ise yaramayan kötülü-gu yarattigindan dolayı ya da faydasız olarak yaratmamasina ragmen [kötülügü gene de] cezalandirdigindan.
B
36. Tekrar, Adalet Üzerinenin ilk kitabinda, tanrilarn bir takim yanlis eylemlere karsi çikmalarindan soz ettikten sonra,
"kötülügü külliyen yok etmek mümkin degil, ama mümkün bile olsa bu iyi bir sey olmazdı,'
diye ekler. Fakat hukuksuzluju, adaletsizligi ve de ahmakligt ortadan kaldurmanin dogru olup olmadigi degil su anki arastirmamizin konusu. Ama Khrysippos felsefe ile uğraşarak, yok edilmesinin dogru olma-digi kötülügü elinden geldigince yok etmeye çabalarken, hem kendi ögretisiyle hem de Tanriyla ters düsen bir ise kalkismaktadir. Bunun yanisira, tanrinin yanlis hareketlerden bazilarina karşı çiktigini söyleyerek, kabahatlerin [esdeger olmadiguni, bazilarinin daha] habis oldugunu ima eder.246
37. Evrende kinanmayi ya da ayplanmayi hak eden hiçbir seyin olmadigini çünkü her seyin [mümkün olan] en mükemmel dogaya uygun olarak gerçeklestigini sik sik yazmis ol-masina ragmen, gene de bagka bir yerde, suçlanmayi hak eden öyle pek de küçük ve degersiz olmayan ihmallerin oldugunu kabul eder. En azindan Töz Üzerine adli eserinin üçüncü ki-tabinda, bu tarz seylerin iyi ve erdemli insanlarin basina geldi-ginden de bahsederek,
[blu, bir bütün olarak ele alindiginda iyi idare edilmesine ragmen, biraz misir kepeginin ya da bir miktar bugdayin kayboldugu büyük hanelerde oldugu gibi, [evrenin isle-yisinde] bazi seylerin ihmal edilmesi yüzünden mi olur? Yoksa aslında kınanması gereken ihmallerin vuku bulduğu işlerin başına habis ruhların atanması yüzünden mi olur bu?