Hilal

Gençliğimdeki gibi dimdik ayakta durabilen bir tek saçım kaldı…
Sayfa 69·Kitabı okudu
Reklam
Işık yerli yerindeydi; pas tutmuş ve yarı bitmiş bir halde. Diğer Işıklar uzakta havada süzülüyordu. Yalnızdım. Ben de yürümeye başladım.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Şahsiyet dışarıdan alınan unsurlarla (bilgi, görgü, deneyim, kültür, vs.) inşa edilir. Ama bu unsurlar şahsiyetin kendisi değildir. Bunlar, bir binanın tuğlalarına benzerler. Bina tuğlalardan ibaret olmadığı gibi tuğlaların rasgele bir yığını da değildir. Binanın bir biçimi ve amacı vardır. Bir konut, bir işyeri, bir spor sahası, bir oyun alanı. Binayı bir tasarlayan, bir inşa eden vardır. Bina bir mimarın ilmine ve bir ustanın hünerine göre biçim alır. Şahsiyetimizi inşa eden usta, biziz. Mimarlar başka insanlardır: Öğretmenler, akıl hocaları, entelektüeller, peygamberler, filozoflar, sanatçılar... bize tesir eden kişiler. Kendi mimarımız olamayız ama mimarlarımızı seçebiliriz.
Sayfa 7
Gerçekten ölümün ruhunu görmek istiyorsanız, yüreğinizin kapılarını açın hayatın bedenine ardına kadar. Çünkü hayat ve ölüm birdir, tıpkı ırmak ve denizin bir olduğu gibi.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Alıntı
Gözlerinizi kapatsanız da gördüğünüz imge, kulaklarınızı tıkasanız da duyduğunuz şarkıdır güzellik.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam