Nazlı A.

Nazlı A.
@AydenizN
‘kitapların kokusunu, yolların sesini seviyorum’
Ya Kaybolan Bensem?
10/10
·392 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:30
En çok neyi kaybetmekten korkar insan? Bir eşya? Bir insan? Daha kötüsü, ya insanın kaybettiği kendi ruhuysa? Tarık Tufan “Kaybolan” isimli bu kitabında bize Hakan karakteriyle bunu anlatmaya çalışmış. Halihazırda kalemini çok sevdiğim yazarımızın bu kitabını da büyük bir keyifle okudum. Yıldız, Hakan, Sonay, Mert, Murat, Reha Bey, her karakterden kendimde de izler buldum. Onlarla birlikte bende kayboldum ve yeniden buldum kendimi. Her birinin hikayesini size anlatmak yerine elbette dileğim sizlerin okuyup bu süreci yaşamasıdır ama kısaca bahsedecek olursam; Tarık Tufan’ın Kaybolan romanı, insanın kendi içindeki boşluklarla, geçmişin izleriyle ve aidiyet arayışıyla yüzleşmesini anlatan duygu yüklü bir eser. Yazarın kendine özgü şiirsel dili, karakterlerin yalnızlığını ve iç çatışmalarını derinden hissettiriyor. Hikâye boyunca kaybetmenin sadece bir şeyi ya da birini yitirmek değil, bazen insanın kendinden uzaklaşması anlamına da geldiğini görüyoruz. Kısa ama etkisi uzun süren, hüzünlü ve düşündürücü bir roman arıyorsanız Kaybolan sizi satırları arasında sessizce yakalayabilir. Şiddetle tavsiye ediyorum, okuyun okutturun! Keyifli okumalar
1000Kitap
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·112 syf.··
2026 31. kitabı
Sıfır Noktasındaki Kadın; kadın olmanın, baskının, öfkenin ve özgürlüğün en sert, en acımasız hâliyle anlatıldığı kitaplardan biri oldu benim için. Firdevs’in hayatını okurken sadece onun hikâyesine değil, toplumun kadınlara çizdiği o karanlık sınırlara da tanık oluyoruz. İnsanı bazen sadece acıların, susmanın değil de düşünerek bazı acıların gerçeğini kavrayarak büyüttüğünü anlıyorsunuz. Bu büyüme öyle sancılı ki, öyle acılı ki bu ruhsal ve fiziksel sancılar; hikayenin sonunda alacağınız ufak bir nefesten bile vazgeçiyorsunuz. Kitap kısa olmasına rağmen sizde bıraktığı etki uzun süre geçmiyor; bazı satırlar insanın içine ağır ağır yerleşiyor. Özellikle kadınların yaşadığı görünmez yaraları, değersizleştirilmeyi ve hayatta kalma mücadelesini çok çarpıcı bir dille anlatıyor. Okurken yer yer öfkelendiren, yer yer hüzünlendiren ama en çok da bir kadın olarak ‘bunları ben yaşasaydım be olurdu?’ diye düşündüren bir kitap oldu benim için. Altını çizdiğim cümleler günlerce aklımdan çıkmadı… Her kadının okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar…
1000Kitap
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,1bin okunma
10/10
·299 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 07:54
Düşerken… Kelimeyi düşündüğünüz an itibariyle içsel bir yolculuğa zaten çıkmaya başlıyorsunuz. İnsanın iç dünyasına doğru yavaş ama derin bir yolculuğu sunan, duygusal yoğunluğu yüksek bir roman işte bu. Tarık Tufan bu eserinde; kırılganlık, yalnızlık ve geçmişle hesaplaşma gibi temaları sade ama etkileyici bir dille işlemiş. Kitabın en çarpıcı yanı ise, karakterlerin iç sesleriyle kurduğu samimi bağ; okuyucu kendini çoğu zaman o “düşüşün” bir parçası gibi hissediyor. Okurken İshak’ta sizsiniz, Jülide’de. Bir haklı, haksız aramıyorsunuz zaten. Çünkü kimsenin haklı olmak gibi bir derdi yok. Anlaşılmak gibi bir dertleri var. Çekinmeden, düşünmeden konuşmaya, anlatmaya ihtiyaçları var. Bu kitapta da dinleyiciler biziz. Hikâye ilerledikçe, aslında düşmenin sadece bir kayıp değil, bazen yeniden ayağa kalkmanın da başlangıcı olabileceğini fark ediyorsunuz. Yazarımızın betimlemeleri ve cümlelerindeki melankolik tını, kitabı sadece okunacak değil, hissedilecek bir hale getirmiş. Özellikle duygusal derinliği olan, insan ruhunu anlamaya çalışan metinleri seviyorsanız, bu kitap sizi fazlasıyla içine çekecek. Son olarak yorumdan ziyade, Tarık Tufan’ın kitaplarındaki o melankolik havayı seviyorsanız kesinlikle bu kitaba bir şans verip en kısa sürede okumalısınız. Kitabı okuyan arkadaşlarımın da farklı düşündüğünü zannetmiyorum. Hatta yorumlarda da fikirlerinizi belirtirseniz çok mutlu olurum Unutmayın her düşüş bazen kötü değildir :) Keyifli okumalar diliyorum :)
1000Kitap
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
10/10
·140 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 11:26
Aynı anda yaşanan tonlarca an’a tanık olmak bazen ilginç olabiliyor. Yaşadığımız tek hayatın, bulunduğumuz andan ibaret olduğunu düşünmek belki de yaptığımız en büyük hata. Sevgili yazarımız Melisa Kesmez’in okuduğum bu kitabında da kaybolup gittim. Kitabın nasıl, ne ara bittiğini anlayamadım bile. Yazım stili öyle sade, öyle akıcı ve öyle içten ki; okuduğum her hikayenin kahramanı bendim. Yazar bu kitabında bizi kısa hikayeleriyle karşılamış. Hayatımızda bize olağan gelen acıları, özlemleri, mutlulukları kısa ama bir o kadar da uzun hissettiren duygularla donatmış. Benim artık emin olduğum bir şey var. Melisa Kesmez ne yazsa okurum. Çünkü yazdıkları benim için artık hikayelerden öte ruhumu dinlendiren duraklar oluyor. Okuduğum her kelimeden keyif alıyorum. Ve ne zaman bir Melisa Kesmez kitabı okuyup bir sonraki kitaba geçsem o kitaptan da aldığım keyif artıyor. Çünkü ruhumu dinlendirip yola devam edebiliyorum. Okumak isteyen, yeni gören tanıyan herkese tavsiyemdir. Okuyun, okutturun :) Keyifli okumalar diliyorum :)
1000Kitap
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 18. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 14:16
Yalnız çıktığınız bir yolculuğun devamında ne kadar kalabalıklaşabilirsiniz ? Zeynep’te bu yolda tek başınaydı aslında. Ölümü bekleyen çaresiz ruhuna umut serpiştiren Vural’la yolları denk düşene dek. Yolculukları bir kurtuluş hikayesiyle başlasa da devamında işler bu şekilde kalmadı tabii ki. Vural her şeyden önce Zeynep’e hayat oldu. Aile oldu. Yol oldu ve en sonunda yoldaş oldu. Zeynep bu hikayede ona aile olanlarla birlikte büyüdü, hayatı öğrendi, bir kuş misali kafesini açtı ve özgürleşti. Sevdi, sevildi. Aile yokluğunu hissettirmeyecek aileye sahip oldu. Yaraları geçmese de kabuk bağladı, ufacık izler bıraktı, ama en sonunda unutuldu. Hikayeyi okuduğumda bunlardan çok daha ötesini hissettim elbette. Fakat hikayede soru işareti olarak kalan kısımlar da oldu. Öncelikle olay örgüsünü inceleyecek olursam yarım kalmışlığı bol bol hissettim. Bu yarım kalmışlık hissinin sebebinin ilk olarak serinin iki kitaba sığdırılması olduğunu düşündüm. Konu daraltılmak istenmiş de, boşluklar kalmış gibiydi. Hikayenin sonuna geldiğimde “Eeee devamını göremeyecek miyiz? Fazla hızlı bitmedi mi?” diye sorarken buldum kendimi. Zihnimde çözülmesi gereken olaylar öylece kaldı, artık hayal dünyamda tamamlarım :) Karakterler açısından incelemek istersem de Zeynep’in acılarını net bir şekilde görürken, Vural’ın acılarını görmek için çok uzun bir süre bekledim ve beklememe değecek kadar duygu yüklü bir açıklama şahsen ben bulamadım. Daha dram yüklü bir karakter açılımı beklemiştim. Yan karakterlerden Tahir, Afra, Gül, Oğuz, Eser bunlar hakkında çok bir şey söyleyemiyorum çünkü ana karakterlerin mücadelesi net bir şekilde bitmedi ki, sıra bunlara gelsin :( Kısacası konusunu beğenmek yeterli gelmedi ama okuma sıkıntısı çektiğim bu süreçte hızlı okumalık iki kitaplık bir seri oldu, iyi
Alıntı
Seher Yeli - DüğümÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2025235 okunma