Araştırmacı tarafından yaptıklarını tanımlamaya ve bildirmeye zorlanan ben (çiçekteki Ebedilik, dört iskemle bacağındaki Sonsuzluk ve flanel pantolonun katlarındaki Mutlakla yalnız kalmayı o kadar istiyordum ki!) benimle birlikte o odada bulunan insanların gözlerinden bilerek kaçındığımı, onların çok fazla farkında olmaktan özenle kaçındığımı fark ettim. Birisi karımdı, diğeri saygı duyduğum ve çok sevdiğim bir erkekti. İkisi de o an için meskalinin beni kurtardığı dünyaya aittiler; benlikler dünyası, zaman, ahlaki yargılamalar ve yararcı ilişkiler dünyası, kendini zorla kabul ettirme dünyası (her şeyin ötesinde, insan hayatına dair unutmak istediğim özellik buydu) kendinden çok emin olmak, fazlaca anlam yüklenen sözcükler ve puta taparcasına tapılan fikirler dünyası.