"Görmediğimiz Amerika kıtasının vücudunu, ondan gelenlerin ihbarıyla bedîhî bildiğimiz gibi, yüz tevatür kuvvetinde bulunan melâike ihbaratıyla âlem-i bekânın ve dâr-ı ahiretin ve Cennet ve Cehennemin vücudlarına, o kat'iyette iman etmek gerektir. Ve öyle de îmân ederiz."
Peygamber aleyhisselam bir ara "Genişliği göklerle yer arası kadar olan cennete koşun!" dedi. Umeyr b. Humam el-Ensârî, "Göklerle yer arası genişliğinde cennet mi?" diyerek hayretini dile getirdi. Peygamber aleyhisselam, evet, deyince "Çok güzel, çok güzel!" diye mırıldandı. Resûlullah sallalahu aleyhi ve sellem neden böyle dedin deyince, "Sadece ona sahip olmak istedim." dedi. Resûlullah, "Sen onun ehlindensin." buyurdu. Umeyr torbasından çıkardığı hurmaları yemeye başladı. Sonra dedi ki: "Şu hurmaları yiyecek kadar yaşamak pek uzun." Hurmaları atıp meydana koştu. Şehit oluncaya kadar savaştı.
"Eğer Allah size yardım ederse sizi hiç kimse yenemez. Fakat sizi yüz üstü bırakırsa ondan başka size kim yardım edebilir? Müminler sadece Allah'a dayansınlar."
"Mescid-i Aksa kıble olarak tescil edildiğinde namaz bile farz olmamıştı. Namazdan daha eski bir değeri olan Mescid-i Aksanın namazla daraltılan bir mekan olması, bakış tarzımızın tarihten ve vakıadan uzak bir tarz olduğuna işaret eder."
.... Günahın izi kalmamıştır.
.... Her şeye rağmen Allah'ın azabından korkmaya devam ediyordur.
.... Kalbinde yumuşama olmuştur. Geçmişi esefle anıyordur.
.... Kalbinde boşluğu doldurma heyecanı vardır.
.... Mahcubiyeti yüzünden okunuyordur.