Henüz kitabın yarisindayim ancak tespitler muthiş. Hislerimin tazeliğiyle biraz yazmak istedim. Ruslarin devlet yönetimi, aile sistemi Türklerle çok benzer maalesef. Yazarın Oblomov ve arkadaşı Stoltz'un yetiştirilme şeklini anlattığı yer, hem okullarda hem de ailede kullanılan eğitim sistemimizin yanlışlığını gözler önüne seriyor. Babası Alman olan Stoltz, babasının uygulamalı ve sıkı eğitimiyle hayatı yaşayarak öğreniyor ve vakti gelince özgürce hayatını yaşaması için yuvadan uçuruluyor. Stoltz kendine güvenen, iş bitirici, aynı zamanda cesur, kültürlü ve çalışkan bir birey oluyor. Aynı okulda kısa bir süre eğitim gören Oblomov ise ailesinin kıyamayıp okuldan alması, el üstünde tutması, aşırı korumacılığı, en ufak insanı ihtiyaçlarini bile uşaklarının yapması, başına bir şey gelir korkusu ile eve kapatılmasi sonucu o klasik Oblomov oluyor. Düğmelerini kendi iliklemekte zorlanan, çoraplarini uşaginin giydirdiği, çoğu zaman düşünmeye bile üşenen bir insan haline geliyor. Ve Rus halkı Stoltz'u yetiştiren babayı zalimlikle suçlarken kendi çocuklarını en az eğitimle hiç yormadan, el altından en iyi yerlere getirme hayali kuruyorlar. Yazarin da dediği gibi bize daha fazla Alman eğitimcisi lazım. Günümüzde dahi Almanların iş disiplinine örnek gösterilmesine şaşmamalı.