Yaratıcı insanlar aktif insanlardan oldukça farklı yaşarlar; amaçsız, kuralsız etkinliğin yerleşmesi için zamana, deneylere, yeni yollara ihtiyaç duyarlar, yararlı-aktif insanlar gibi sadece bilinen yolları takip etmekten çok, el yordamıyla ilerlerler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Aslında hepimiz bir hayal kırıklığı yaşayıp katılaşıyoruz Selim gibi.”
Ruh Adam’ı bitirdiğimde zihnimde kalan ilk düşünce buydu.
Selim Pusat’ı okurken, yaşanan hayal kırıklıklarının insanı zamanla nasıl değiştirebildiğini düşündüm. Hayat bazen bizi kırıyor, duygularımızı içimize gömmeyi öğretiyor ve fark etmeden etrafımıza duvarlar örüyoruz.
Roman boyunca sık sık yalnızlığı düşündüm. İnsan bazen kalabalıkların içinde bile kendini yalnız hissedebiliyor. Selim’in yaşadığı çatışmalarda da bunu gördüm.
Güntülü’nün ortaya çıkışıyla birlikte Selim’in yıllardır bastırdığı duygular yeniden gün yüzüne çıkıyor. Ancak beni etkileyen şey aşkın kendisinden çok, onun kendi ruhuyla verdiği mücadeleydi.
Kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: Bazen insanı yoran şey yaşadıkları değil, yaşadıkları karşısında dönüşen ruhudur.
Ruh Adam benim için bir aşk romanından çok; hayal kırıklıklarıyla değişen insan ruhunun, yalnızlığın ve insanın kendi iç dünyasıyla hesaplaşmasının romanı oldu.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma