Irvin D. Yalom’un Nietzsche Ağladığında kitabı bana göre insanın kaderiyle savaşmasını değil, onu fark edip bilinçli şekilde kabul etmesini anlatıyor. Kitap boyunca şunu hissettim: İnsan rahatlığı seçerek değil, kendi hakikatinin peşinden giderek huzura yaklaşabiliyor.
Nietzsche’nin düşüncelerinde mutluluk değil, anlam arayışı daha baskın. Çünkü insan bazen acıyı tamamen yok edemiyor; fakat onu nasıl taşıyacağını seçebiliyor. Bu yüzden kitap bana “kaderinin seni ezmesine izin verme, onu kabul et ve yolunda dimdik yürü” düşüncesini hissettirdi.
Bir diğer etkileyici tarafı ise insanın kendinden kaçmasının aslında en büyük yorgunluk olmasıydı. Kitap, insanın kendi acısıyla dürüstçe yüzleşmesi gerektiğini söylüyor. Belki huzur da tam olarak burada başlıyor: Kendini kandırmayı bıraktığın yerde.
Bazı kitaplar okunup biter, bazıları ise insanın zihninde yaşamaya devam eder. Nietzsche Ağladığında benim için ikinci türden bir kitap oldu.