Beni Kör Kuyularda romanında Güldiyar’ın durumunu okurken içimde en çok hüzün duygusu oluştu. Onun yaşadıklarını, hayvanat bahçesindeki masum hayvanlara benzettim. Çünkü onlar da suçsuz oldukları hâlde özgür değildir; izlenirler, sınırlandırılırlar ve kendi doğal hayatlarından koparılmışlardır. Güldiyar da sanki böyle bir kafesin içinde gibidir.
Romandaki “kör kuyu”yu ben sadece bir yer olarak düşündüm: Güldiyar’ın içine düştüğü ve çıkamadığı bir yer. Yukarıda bir hayat vardır ama oraya ulaşmak onun için neredeyse imkânsızdır.
Bence Güldiyar’ın hayatının bir noktasında kurtulma ihtimali vardı. Fakat karşısındaki insanların kötülüğü bu ihtimali yok etti. Çünkü o topluluğu oluşturan insanlar kötü olmasalardı zaten böyle bir kötülüğün parçası olmazlardı.
Bu yüzden roman bende en çok çaresizliğin ve insan kötülüğünün bıraktığı derin bir hüzün duygusu uyandırdı.
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Belki de 🙂 İçgüdülere göre hareket etmek biraz doğanın dili gibi. Ama insanı karmaşık yapan şey, bazen o içgüdülere rağmen farklı seçimler yapabilmesi sanırım.