Ayaklarımın ritmik vuruşları sessizliği bozuyordu. Ne birinden kaçar gibi, ne de yavaştı. Kendine güvenen, nereye gittiğini bilen ve hedefini görebilen bir kadının adımlarıydı. Dişi ayak bilekleri, düzgün, gergin ve kılsız bacakları olan, ayaklarına yüksek topuklu pahalı deri ayakkabılar giyen bir kadının adımlarıdı.
Bir gün bir adam çıkageldi, kendisiyle evlenmemi istedi. Reddettim. Kocamın tekmesinin izi hâlâ tazeydi. Ardından aşk arayan biri geldi, ama onu da reddettim. Eski aşk acısının izleri hâlâ içimde yaşıyordu.