Kendi geçici varoluşunun sonunu göremeyen insan hayatta nihai bir hedefi de amaçlayamıyordu. Yaşamayı, normal bir hayat süren insanın aksine, geleceğe ertelemişti.
Bu yüzden de iç yaşantısının tüm yapısı değişmiş ve hayatın diğer alanlarından bildiğimiz çürüme işaretleri ortaya çıkmıştı.
Hastaneden ne zaman taburcu olacağını bilmeyen vermeliler de benzer bir varoluş durumundadır.
Gelecekte bir hedef göremediği için kendini çöküşe teslim eden bir insan, geçmişe dönük düşüncelerle meşgul olmaya başlar.
Zorlukları içsel güce yönelik bir sınama olarak gormek yerine hayatı ciddiye almamaya ve onu hiç bir anlamı olmayan bir şey gibi görmeye başlayan insanlar, gözlerini kapatarak gözlerini kapatarak geçmişte yaşamayı tercih ediyorlardı. Bu insanlar için hayat anlamsız hale gelmişti.