Ayraç Hanımın Güncesi

Ayraç Hanımın Güncesi
@Ayrachanimm
22 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi
MerhabalarrGeç olsa da Çember Apartmanı'nın yorumunu yapmadan yeni bir kitabın yorumunu paylaşmak istemedim. Çember Apartmanı benim Defne Suman'dan okuduğum üçüncü kitap. Saklambaç'ı okuduktan sonra Leyla'nın başına ne geldiğini merak ettiğim için hemen Çember Apartmanı'na başladım. Fakat Leyla konusunda aklımdaki soru işaretlerini tam gideremedim. Keşke onun bakışından da bakabileceğimiz kısımlar olsaydı. Saklambaç'ı çok severek okumuştum aynı şekilde Çember Apartmanı'nı da çok sevdim. Kitap resmen akıp gitti. Başkarakterimiz Perikles'a ara sırada sinir olsam da yine de onunla geçirdiğin bu serüven çok hoşuma gitti.  Kitapta Perikles'in gençliğindeki anılarını, 6-7 Eylül Olaylarını, Ülker ile nasıl tanıştıkları bölümlerini çok sevdim. Bazı yerlerde o kadar duygulandım ki. Hatta İstiklal'de gezerken Narmanlı Han'ın önünden geçtiğimde aklıma hep Perikles ve Ülker geldi. Orada yaşanılan üzücü olayları düşünmeden edemedim. Ben Defne Suman'ın Çember Apartmanı'nı çok severek okudum.  Sizlere de öneririm
Çember ApartmanıDefne Suman · Doğan Kitap · 0474 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
#okudumbitti Merhabalarr   Bugün Kaan Murat Yanık'ın Dünyasızlar kitabının yorumunu yapacağım. Daha önce Kaan Murat Yanık'ın yazdığı kitapları hiç okumadım. Bu sayfayı açtığımda daha önce hiç okumadığım yazarların kitaplarını okuyacağım diye bir karar vermiştim. Ve iyi ki böyle bir karar vermişim diyorum yoksa Kaan Murat Yanık'ı tanıyamazdım Öncelikle Dünyasızlar hakkındaki fikrim güzel, akıcı bir kitap olması yönünde. Kitabın ilk sayfalarından itibaren kendinizi olayın içinde hissediyorsunuz. Özellikle kitabın son yüz sayfasını çok heyecanlı bir şekilde okudum. Ama şunu da söyleyeyim kitabın bazı bölümlerini ( Ayvaz, Firuz ve Maral'ın Bakü'deki hayatlarını) okumayı sevemedimBelki o an ki ruh halim de böyle hissetmemde etkili olmuş olabilir bilemiyorum Kitapta sevdiğim bir diğer şey ise iki farklı hikayenin olmasıydı. Özellikle Nergis'in yaşadıkları beni derinden etkiledi Şimdi sizlere Dünyasızlar'ın konusu hakkında  kısaca bilgi vereyim. Kitabımız Emre komiserin, işlenilen cinayeti araştırmak için Nergis'in yanına gidip onu sorgulamasıyla başlıyor. Nergis başına gelen üzücü olayı ve Firuz dedeyle nasıl tanıştıklarını anlattıktan sonra Firuz dedenin gençlik yıllarında Bakü'deki yaşamını, Ayvaz'ın hayatındaki yerini ve Maral'la olan hatıralarını anlatmaya başlamaya başlıyor ve kendimizi 1940 yılının Bakü'sünde buluyoruz. 1940'ında patlak veren İkinci Dünya Savaşı hem Firuz'un hemde Ayvaz'ın hayatını nasıl etkilediğine de şahit oluyoruz. Ben bu kitabı severek okudum sizlere de tavsiye ederim Keyifli okumalar dilerim
DünyasızlarKaan Murat Yanık · Turkuvaz Kitap Yayınları · 20204,203 okunma
Puan vermedi
Hikmet Hükümenoğlu'dan okuduğum ikinci kitap olan Atmaca'yı bitirmiş bulunuyorum.Bu kitabı uzun bir zaman diliminde okuyabildim (işe gidip gelince fazla zaman bulup okuyamadım maalesef) O yüzden sadece belirli günlerde (o da tatillerimde) bir oturuşta yüz sayfaya kadar okuyabildim. Kitap oldukça akıcıydı ve yine Hikmet Hükümenoğlu'nun yazdığı bir kitabın atmosferinde kaybolup gittim. Hikmet Bey'in okuduğum iki romanında da karakterlerin ayrı ayrı zaman dilimlerinde okuyup değişimlerini görmemiz en sevdiğim tarafıydı.  Başkarakterimiz Ömer'in 1995-2019 yıllarında neler yaşadığını okuyoruz bu romanında. Nasıl değiştiğini, ne problemlerinin olduğunu net bir şekilde anlayabiliyoruz. Ömer karakterinin gıcık olduğunu düşünen birkaç yorum okumuştum fakat ben bu karakteri çok sevemezsem de  gıcık da olmadım. Kendi içinde çok karamsar, hırçın biri olduğunu düşünüyorum Kitabın bir güzel tarafı da Körburun'daki Onur Hoca'yı kitabın başlarında okumamızdı. Keşke kitabın sonlarında da Onur Hoca'yı, Musti'yi ve ikizlerin neler yaşadığını okuyabilseydik diye düşünmeden edemedim Kitabın sevmediğim tek tarafı uzayla ilgili bölümleriydi. O kısımlar olmasaydı da olurmuş. Yani pek kitapla bağdaştıramadım Ama benim için Atmaca severek okuduğum bir kitap oldu Hepinize okumanızı tavsiye ederim
AtmacaHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2020757 okunma
Puan vermedi
Evet Saklambaç'ın son sayfasını okudum ve kapağını usulca kapattım. Nasıl bir histi biliyor musunuz? Hani arkadaşınızla bir kafede oturup onun başından geçenleri, ailesinde yaşanan olayları merakla dinlersiniz ya o heyecanı hissettim sayfayı her çevirdiğimde. Tabi bu sefer kafede değil Eda'yla o tuvalette ben de kilitli kalmışım ve onu dinliyormuşum gibiydi. Çok güzeldi.. Saklambaç'ta en çok kendimi Leyla'ya yakın hissetsem de bir taraftan Eda'ya da üzüldüm. Bazı yerlerde onu korumak istedim.En çok da küçük Eda beni duygulandırdı. Aslında kitapta herkese üzüldüm desem yeridir. O yalının içindeki mutsuzluk içimi acıttı. Nimet'in mutsuz bir hayata sıkışıp kalması ve çareyi ordan oraya savrulmakta bulmasına , Kamile Hanım'ın o yalıda rahat olmamasına, evin katı kuralları arasına sıkışmış olan iki kuzene ve her şeye... Fakat en çok sana kızdım Saliha Hanım. Bu kadar katı olmana, insanları sınıflara ayırıp onları kötü hissettirmene. Seni sarsıp " Bir kendine gel be kadın! " demek isterdim. Şimdi size kısaca kitabın konusundan bahsedeyim. Amerika'da üniversite öğrencisi olan Eda, yılbaşı gecesi çamaşırhanenin tuvaletinde kilitli kalmasıyla kitabımız başlıyor.Karanlıkta bir kenarda oturup birisinin gelip o pis tuvaletten kendisini kurtarmasını beklerken kuzeninin kayboluşunun gizemini çözmeye çalışan Eda, Leyla'nın evi terkedişine kadar ki süreci tuvalet kağıdının üzerine tek tek yazmaya başlıyor. Saklambaç, Defne Suman'ın yazdığı ilk kitap olmasına rağmen güzel ve eksiksiz yazılmıştı. Şurası olmamış dediğim hiçbir yer yoktu. Eğer hiç Defne Suman'ı okumadıysanız Saklambaç'tan başlamanızı tavsiye ederim
SaklambaçDefne Suman · HitKitap · 2014103 okunma
Puan vermedi
Merhabalarrr Bugün sizlere hemencecik okunacak, akıcı bir kitap önerisiyle geldim. Öğle vakti yeşil çayımı aldım ve iki saatte kitabım bitti o yüzden bu kitap için tek fotoğraf paylaşıyorum.Kiracı kitabımız 94 sayfalık bir roman. Javier Cercas'ın  daha önce kitaplarını hiç okumadım. İki tane kitabını son zamanlarda edinmiştim: Kiracı ve Saplantı. Nedense bugün kitap seçerken çok uzun romanlara elim gitmedi.O yüzden  Kiracı kitabını seçtim. Güzel miydi evet güzeldi ama bana kalırsa o kadar beklentiyi yükseltecek bir kitap da değildi. Akıcıydı ve merak ettiriyordu. Aslında kitabın güzel bir konusu vardı rahat üç yüz, dört yüz sayfalık bir roman yazılabilirdi fakat ince bir kitap yazmayı tercih etmiş yazarımız. Bana kalırsa sonu daha farklı bir şekilde bağlanabilirdi. Şimdi kitabın konusundan kısaca bahsedeyim. (94 sayfalık kitapta spoiler veririm diye korkuyorum o yüzden pek detaya girmeyeceğim) Mario Rota dilbilim alanında çalışan bir akademisyen. Bir gün koşuya çıktığında bileği burkulur. Bu olay sonrasında hayatı tepetaklak olmaya başlar. Bileğini burktuktan sonra evine dönen Mario, yeni komşusuna tanışır ve hayatında bir dizi olumsuz değişim yaşamaya başlar. Keyifli okumalar dilerim
KiracıJavier Cercas · Everest Yayınları · 2022869 okunma