Bilmelisin ki, Allah yaratılmışları sınıf sınıf yaratmış, her sınıfa ‘hayırlılar’ yerleştirmiş, hayırlılar içinden ise seçkinler seçmiştir. Bunlar, müminlerdir. Müminlerden ise bir takım seçkinleri ayırmıştır. Onlar velîlerdir. Bu seçkinlerden ise, daha öz bir gurubu seçmiştir ki, onlar da nebilerdir. Bu öz gruptan, özün özünü seçmiştir. Bunlar, alanı kendileriyle sınırlı şeriatları getiren nebilerdir. Bu özün özü gruptan ise, istisnai bir azınlık belirlemiştir. Bunlar, bu özel gurubun en durularıdır. Onlar, bütün resullerdir. Yarattıklarından ise, birisini seçmiştir: O, onlardandır (peygamberlerden), fakat onlardan (yaratılmışlardan) değildir! O, bütün yaratılmışlardan üstündür. Allah onu bir direk yapmış, varlık kubbesini ona dayandırmıştır, mazharların en üstünü ve yücesi yapmıştır. Bu makam onun adına tarif olarak geçerlidir. Böylece onu beşer toprağı var olmazdan önce bilmiştir. İşte o kişi, Hz. Muhammed’dir. Ona karşı konulamaz ve ondan büyük olunamaz. O, efendidir.