Dünya içeriden dışarı doğru genişler. Kalbin genişlediğinde. Daha çok sevdiğinde, daha açık ve farkında olduğunda. İçin içine sığmaz olduğunda. Senden sonra gelecekler için bir tohum ektiğinde. Hiç görmeyeceğin o insanları sevebildiğinde. Kalbin genişlediğinde dünyan genişler.
Hüzün size bir şeyler sunmak ister, o bağışa gönlünüzü açmazsanız, sizi terk eder. Kelebekler çiçek tozlarını getirmiyorsa odanıza, belki de pen- cereleri açmayı unutmuşsunuzdur.
Akif "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" dediğinde de medeniyet karşıtlığı yapmıyor, Avrupa emperyalizminin medeniyet, terakki gibi kavramları nasıl hunharca kullandığına dikkat çekiyordu.
İnsanın özgürleşmesi kendinden aşağı mertebede olan varlıklardan, yukarı olan varlıklara doğru yolculuk etmesidir. Bu yüzden bizde kulluk, özgürlükle çelişmez. Modern zihinlere Allah'a kul olmak biraz ağır bir ifade gibi geliyor. Körü körüne bağlanmak, kul köle olmak gibi anlaşılıyor. Oysa Allah'a kul olmak en büyük özgürlüktür çünkü bu O'nun dışında hiçbir güce, makama, kişiye kul köle olmamak demektir.