Bir haziran akşamı
Mahçup tereddütler yansıdı
gümüş aynalara....
Kimliksiz, masumdum,
Oysa, içimde şuh bir kadın uyuyordu kırmızılar içinde .
İnce belli bardaklar dolanıyordu parmak uçlarımda,
Şekersiz, şekerli, yudumluyorduk içimizde birikmiş sözcükleri.
Sen sigaranı üflüyordun,
bir vapur pupa yelken gidiyordu Karşıyaka'ya.
İçinde yorgun günün uykulu yolcuları,
Ve şarkılar söyleyen bir sokak çalgıcısı...
Ben ruhumu çiziyordum tahta masaya
Sen şiir okuyordun çay bardaklarında...
Bir bardak çay, bir uzun şiir ediyordu gözlerimizde.
Gece önümüzde akıyordu yıldızlar dolusu yalnızlıklarla.
Bizse kalabalıktık
yanyana,
yakınken
denize düşmüş yıldızlar gibi...
Sayfa 43 - İzan yayınlarından