Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu ânı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.
Ah, düşünmeden atılan ilk adımlar. O yanlış adımları geri almak için insanoğlu nelerini vermezdi ki. Bunun farkına vardığımız anda çoktan bir uzak adanın dönülmez kıyılarına çıkmışızdır bile. Üstelik zamanı geriye işletmek gibi bir güce de sahip değilizdir. Bu, biraz da zaman'ı geriye dönüşü olmayan bir kavram olarak kabul edişimizden geliyor. Bu ilk yargımızdan sıyırabilsek kendimizi, 'zaman' kavramına daha gerçek yeni bir anlam yükleyebilsek, belki birşeyleri değiştirebilirdik.