Ayşegül Durusu

Puan vermedi·288 syf.·
1990 7. kitabı
Bazı okuların bu kitap ile ilgili incelemelerini okudum. Hepsi birbirinden değerli incelemelerdi. Çoğunlukla bu arkadaşlara katılmakla beraber bir ek veya karşıt olan görüşümü söylemek istiyorum. Yazar ciddi bir kilise eğitimi almış hatta kilise korosunda uzun bir süre yer almış. Evlilik kararı aldıktan sonra kiliseyle fiziki bağlarını büyük ölçüde kesmiştir. Ancak hala gönülden kiliseye bağlı ve hatta bazı misyoner faaliyetlerinde yer almış biridir. Bu kapsamda Pollyanna eseri yazan kişinin kiliseye olan bağlılığı açısından da kitabın içeriği açısından da kilise(misyonerler) için değerli bir eserdir. Zira bu eser sayesinde istedikleri herhangi bir toplumda istedikleri ölçüde miskinleştirme, pasifleştirme, çabuk boyun eğme...gibi davranışları elde edebilmeyi başarmışlardır. Yani anlayacağınız yumuşak başlı insan yetiştirerek klasik veya modern tarzda empere etmeyi başarmışlardır. Japonya’da bir film şirketi büyük maddi destek alarak ve bu kitaba bire bir sadık kalarak bu kitabı çizgi film dizisi haline getirdiler. Bu çizgi film misyonerlerin ve Vatikan’ın büyük gayretleriyle bilinçli olarak yoğunlukla az gelişmiş (Afrika, Asya ülkeleri başta olmak üzere) ülkeler olmak üzere tüm dünyaya yayılmasını sağlamışlardır. Aslında çok masum bir oyun “mutluluk oyunu” ve pratik yaşamda insana eksikliklerini unutturmada, felaketlere karşı tutumlarında, gamında, kederinde... yaşayacağı ya da yaşadığı psikolojik sorunları minimalize ederek çok faydalı olmuştur. Ancak çocuk yaşta zihnimize yerleştirilen “mutluluk oyunu” yetişkin çağlara geldiğimizde bizim mücadele gücümüzü kırdığını fark ettik. Her şeye absürd bir şekilde “tatlı limon” kıvamında tepki vermeye başladık! Mesela; - Çok şükür sadece yüzde yirmi zam geldi. Çok şükür! - Suriye’de, (Irak’ta, Arakan’da, Arap ülkelerinde,
Edebiyat
PollyannaEleanor H. Porter · Arkadya Yayınları · 201711,4bin okunma
Yusuf Çorakcı isimli okura yanıt verildi
Ayşegül Durusu
Aşırı iyimserlik kesinlikle patolojik olabilir. Aldanış. Ama birazı gerekli de. Çünkü insan beyninin olumsuzluk yanlılığı var, hayatta kalma içgüdüsünden doğan. Psikoterapide kişide sürekli olumsuza odaklanma varsa, olumluları fark etme kazandırılmaya çalışılıyor. ‘Glimmers’ deniyor hatta bunlara. Sonra hiçbir şeyin siyah beyaz olmadığını olumsuzlukları da olumluları da eşit fark edebilmek ve gerçeği olduğu gibi görmeye çalışmak hedefleniyor