Oysa kız, erkekler dünyasına ait çok az şey bilmesine rağmen, sonuçta bir kadın olduğu için, karşısında yanan gözlerin ayırdına gayet iyi varmıştı. Şimdiye dek hiçbir erkek ona böyle bakmamıştı. Utandı,.... söyleyeceklerini unutuverdi. Karşısındaki genç onu korkutmuş, ama bir yandan da kendisine böyle bakılması tuhaf bir şekilde hoşuna gitmişti.
...şayet hayatınızın bir anlamı olup olmadığından çok emin değilseniz, yahut tüm düşüncelerinizi unutup başka bir adama dönüşmek gibi bir derdiniz varsa orası tam da size göredir. Yalnızlıktan ölmek ve kendinizi bir köpek gibi hissetmekse gayeniz, öylesi bir yere gitmeniz gerekir... Dikkat dağıtacak hiçbir şey yok; teselli bulunacak bir şey de. Gölgesi olmayan bir mekân işte... Vahşi... Başka yerde zor rastlanır bir gökyüzü var orada. Gecesi de gündüzü gibi yoğun. Cefa çektirecek kadar hem de...
...bir yağlı boya resme mum ışığında baktığınızda, ne kadar iyi aydınlatılırsa aydınlatılsın, resmin normalde olduğundan çok daha farklı bir hal aldığını görürsünüz.....yeni bir tabloya dönüştüğünü, gölgelerin hayat bulduğunu söyleyebilirim. Boşluklar genişler ve kişi ortaya çıkan bu yeni boyutun içine girer.