" Oysa iyiliğe ve iyi şeylerin büyüsüne inanmak istiyorum hala. Masum bir öpücük bozabilsin yüzyıllık büyüyü. Fişi prize takınca lamba yansın ama bir matematik formülü olmasın bunun karşılığı, Tanrı'nın eli gibi düşünmek istiyorum. Bilgi ve gerçeklik duygusu var ettiği kadar yok da ediyor insanı "
"Aynada silüetimi inceliyorum; çökmüş yanaklarımı ,dışarı fırlamış elmacık kemiklerimi, sararmış yüzümü...
Görünüşüm hiçbir şeyi ele vermiyor hala. Yüzüme bakan hiç kimse çürüdüğümü, ruhumda kurtçukların dolaştığını anlayamaz henüz. İnsan kendisinin yegane tanığıdır.
Karanlığını, çıkmazlarını, boşluklarını ruhunun kuytuluklarını ondan iyi bilemez.
Azar azar çürüyerek tükeniyorum. Yatağıma uzanıp, bir nüzul hastası gibi günlerce çıkmamalıyım belki de.
Tavama dikilmiş gözlerim dışında vücudumun hiçbir yerini kıpırdatmamalıyım. Beyaz çarşaflar serili yatağımda iyileşinceye kadar kalmalıyım. İyileşebilir miyim hakikaten bunu, bilmek istiyorum."