Adı:
Mevsim Yas
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
214
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708553
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Doksanlarda bir coğrafyada yaşananları gözlerden pervasızca saklayan pus, orada sürüp giden yaşantıların üzerine telafisi imkânsız bir biçimde çökerken, gerçeklerin önüne bir ışık huzmesi dahi sızdırmayacak kadar sağlam bir inkâr duvarı örüyordu.

Mevsim Yas, bu pusun içinden geçip sağ kalabilen ve bitimsiz tedirginliklerin gölgesinde kesişen yaşamların öyküsüne “tanıklık ediyor.” Umutsuzluk ve yalnızlıklarla kuşatılmış karanlık bir Batman mahallesinden; politik atmosferin çetin çıkmazlarında ayakta durmaya çalışan, mezar evler, genç kadın intiharları, sağaltılmamış şiddet ve toplumsal cinnetin ortasında umutlarını toplu mezarların başında nöbete dikenlerin kapkara kesilmiş kalplerine dokunuyor.

Mehtap Ceyran, bu ilk romanında anlatmaya hasret insanların anlaşılmaya mahkûm öyküsüne ses veriyor. Yas mevsimi ise o iklimde yaşanmaya devam ediyor.
214 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
”Doksanlı yıllar bu ülkenin Pandora kutusudur.” diyor Mehtap Ceyran bir röportajında. Bana kitabın özünü sorsanız, bu kitabın özü bu cümledir derdim.

Bir çoğumuz hayatımızdaki en güzel yıllar olarak hatırlarız 90’ları, sohbeti açıldığında gerek 90’lı yılların pop müzikleri, sokak kültürü, disko müzikleri, arabesk film furyası, sinema kuyrukları.. saymakla bitmez. Bu saydıklarım şanslı yüzdelikte doğup, yaşamış olanlar içindi. Ama kitabımız bunu anlatmıyor, bu kitap “öteki”lerin hikayesi.

Ben haberlerden hayal-meyal hatırlıyorum 90’ların ortalarına doğru, doğuda hücre evleri ve bu evlerde domuzbağı denilen bir yöntemle elleri ve ayakları bağlanıp gömülmüş cesetler çıkarılıyordu. Olayın ürkütücü tarafı bunu Hizbullah denilen, bir siyasal islamcı grubun üstlenmesiydi. Örgüt çok sayıda kişiyi kaçırıp, işkence ederek infazlarda bulunmuştu. Bir çok faili meçhul cinayet, sokak ortasında enseye tek kurşun sıkılarak yapılmış infazlar bu dönemde yaşamış koskoca bir kuşağın kabusu olmuştur. Olayların çıkış noktası olarak 1990 Batman gösteriliyor, aynı dönemde pkk terörüde baş gösterdiği için bu iki örgütün kendi aralarında da bir çatışma içerisinde olduğu göze çarpıyor. Hizbullah’ın hedef kitlesinin genelde solcular olduğu sanılır fakat bu kitlede islamcılarda yer almıştır, bu sebeple de bir süre sonra örgüte “hizbulvahşet” denilmeye başlanmış. Diyarbakır Emniyet müdürü Gaffar Okan’ı hepiniz hatırlarsınız, kesinleşmemekle birlikte, bu cinayetinde hizbullah tarafından gerçekleştirildiği düşünülmektedir.

Gelelim kitaba, Mehtap Ceyran politik nedenlerden dolayı 15 yaşında hapse girmiş bir yazar, 10 yıl kadar süren bir hapis hayatından sonra 2009-2016 yılları arasında ilk romanı olan Mevsim Yas’ı kaleme almış. Okuduğum en hüzünlü kitaplar listesine ekledim bu kitabı, gerçekten isminin hakkını veriyor. Yazar, koskoca bir şehrin nasıl yas tuttuğunu, yasın rengini, acının rengini, yoksunluğu, yoksulluğu, çaresizliği insanın içini eze eze hissettiriyor satırlarında. Kitap Batman Kentinde Hizbullah terörüyle birlikte gerçekleşen infazlar, kadının o coğrafyada gördüğü ikinci sınıf insan muamelesi, bir çocuğun, çocukluğunu bile yaşamadan içine düştüğü ideolojik kaotik bir şehir ve ille de taraf olmasına sebep olan bir yaşam konu edilmiş. Kitabın büyük bir bölümü mektup türünde, sanki geçmişten fırlayıp gelen hayaletler gibi bir “bellek” kavramı ortaya çıkarılıyor bu kısımlarda. Çoğunluğu iç monologlarla geçiyor kitabın, insanların ortak dertlerinin, anlam arayışının, kavramların arasında nasıl sıkılıp kaldığının, insanın varoluş sancısını, geçmiş buhranları ile şimdinin arasına sıkışıp kalmış, bir grup insanın hikayesini konu ediyor. Zaman zaman inandığı ideolojiyi de eleştiriyor, kavramların içinin nasıldı boşaltıldığını “ her cemaat kendi ötekisini yaratıyor.” sözleriyle destekliyor. Ama her şeyden önce hüzün bu kitabın ana teması.

İlk kitap çoğunlukla handikaptır, yazar’ın ilk kitabı olmasına rağmen üslubu okuru baştan çıkarır cinsten, gerçekten çok başarılı buldum dili ve kurguyu. Kitap biraz ideolojik bir kitap, etnik kimlik ayrımı yapan, aşırı milliyetçi arkadaşlara önermiyorum. Yazar kitabı için “Toprağımdan yeryüzüne bir mektup yazmak istedim.” diyor. Mehtap Ceyran, 90’lı yılların Batman’ından dünyaya evrensel bir mektup yollamış, dünyadaki tek ideolojinin sevgi ve barış olması dileğiyle diyorum, kültürel renkliliğimizin bizi ayıran değil birleştiren olması dileğiyle diyorum.
214 syf.
·8 günde·10/10
1990 yılındaki Batman'ın siyasi iç yüzüne ve Hizbullah'ın yaptığı cinayetlere gözler önüne sermekte. Ayrıca bu dönemde kadına yapılan fiziksel , sosyolojik ve psikolojik şiddetin ne denli olduğu ve genç yaştaki kadınların intiharlarını o kadar iyi değinilmiş ki insanın bu olanlara lanet etmesi geliyor . En kısa sürede kitabı edinip okumanızı tavsiye ederim.
214 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Mevsim yas Mehtap Ceyran'ın ilk kitabı. Kitabı elime aldığımda okuyacaklarımın gerçekten beni zorlayacağını düşünmüştüm gerçekten de böyle oldu. Hiç görmediğim ve şu güne kadar hiç merak etmediğim Batman şehrinin 1990'lı yıllardaki o kaos ortamını okuyucuya çok güzel geçirdiği bir hikaye bu kitap. Hizbullah'ın saldırılarını, kaçırılan insanları, hücre evlerini, toplu mezarları ve o muallakta kalan kadın intiharlarını Zehra ile başlayıp ona gelen mektuplarla küçük bir kız çocuğunun hayatının nasıl cehenneme döndüğünü, kaçırılan Taha ile şehirdeki dans okuluyla insanların biraz nefes almasını bile istemeyen kişiler tarafından tehdit edildiğini görüyoruz. Sokak çatışmalarını okuyoruz. Yaşananların bizlerden ne kadar uzak olduğunu bilmek bunların gerçekten olduğu gerçeğini değiştirmediğini farkediyoruz. Birileri hala bu ülkede kayıplarını arıyor ve belki de açılmamış daha bir çok toplu mezar var. Yaşanan acılar var, kayıp bir nesil var... Kitabı okuduktan sonra açıp Batman'ın fotoğraflarına baktım, araştırdım biraz... Eminim kitabı oluduktan sonra siz de aynısını yapacaksınız.
214 syf.
·Puan vermedi
Doğuyu anlamak ve genelde Türkiye, özelde doğuda kadın olmanın zorluklarına değinen ve 90'lı yıllarda yaşananlara ayna tutan bir kitap.

Küçüklükten gençliğe bir kadının ayakta durabilme savaşı. Mehtap Ceyran doğuyu olabildiğince gerçekliğiyle resmetmiş.
214 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yeni bir yazar yeni bir kalem öncelikle bu güzel yazarı kutluyorum. İlk kitabı olmasına rağmen sanki yılların tecrübesi var yazarın kaleminde.

Gelelim kitabın konusuna.
90 li yıllar Güneydoğu'nun Elîh ( Batman ) şehri.
Ölümün, tacizin, tecavüzun, intiharlarin hayatın kendisi olduğu yıllar.
Tarihin gördüğü en zalim dini teröristlerinden biri olan Hizbullahin devlet desteğini alarak her gün sokak ortasında, evde, camide, parkta kısaca her yerde insanları kuş gibi avladigi katlettigi yıllar.
Devletin operasyon adı altında işlediği binlerce faili meçhul! Cinayetlerin her gün yaşandığı o kabus dolu yıllar. Her evin bodrumunda domuz bağı ile katledilen binlerce insan. Her karış topraktan fışkıran toplu mezarlar. Benim de çocukluğumu iliklerime kadar yaşatan gerçek olayların anlatıldığı bir roman.
90 li yıllarda burda neler olduğunu neler yaşandığını bilmek isteyenlerin okuması gereken bir kitap.
Bu coğrafyanın bu ülkenin ne acılar yaşadığını bilmek isteyenlerin okuması gereken bir kitap...
214 syf.
·1 günde·8/10
Edebiyat yeni bir soluk kazanmış. Yazarın ilk eseri olmasına karşın, anlatılanları hissetirme büyüsünü katmış her bir heceye.

90'lı yılların karanlık gunlerinin bir kentin iliklerine kadar nasıl işlediğini satır satır hissediyoruz.

Yıllardan beri sosyolojik, psikolojik olarak Batman üzerinde araştırmalar yapılıyor. Zaman zaman değil sıklıkla kadın intiharları ile gündeme gelen bir ilimiz olan Batman'ın 90'lı yıllarda hizbullah gerçeği ile nasıl kaoaslar yaşadığı, ceset evlerini, toplu mezarları, intiharlari anlatılıyor. Bunca karmaşa da yüreklere dokunan aşkların, sadakatin, yalnızlıkta kalmış insanların çırpınışları akıcı bir anlatımla anlatılmış. Ve Fesla'nın dedigi gibi: Talihsizlik kader gibi peslerinden ayrılmıyordu.

Son sayfasına kadar suprizler, olaylar, şaşkınlıklar peşimizi bırakmıyor.

Keyifli okumalar!
214 syf.
Bir mektuba kaç ölüm sığar?
Bugüne kadar en etkilendiğim okurken en zorlandığım en yaşadığım...
Içim içimi yiyerek okuduğum bu kitabı bir insan nasıl yazabildi? Nelere, bu kitapta geçen nelere şahit oldu da bunları yazabildi?
Ben çok üzgünüm. Bu kitapla ilgili bir şeyler yazmak istiyorum, iyi bir inceleme yazmak istiyorum.
Fakat yazabileceğim şey çok üzgünümden öteye geçmeyecek.

"Dünyaya dair hüsran içindeyim."
214 syf.
Mehtap Ceyran'ın ilk romanı.O kadar etkileyici ki 50-60 sayfa okuduktan sonra bırakmayı bile düşündüm içim elvermedi bunca acıya, vahşete, mantıksızlığa...
Ama Zehra'nın okuduğu günlük ve ona gelen mektuplar....Kimden ve neden geliyordu bu mektuplar merakım kitabı sonuna kadar okumama etken oldu. İyi ki okumuşum. Ülkemizdeki acı gerçekleri akıcı ve edebi bir üslupla ele almış yazarımız. Herkese tavsiye ediyorum okuyunuz.
214 syf.
Batman şehri, hizbullah, insan kaçırmalar, infazlar, toplu mezarlar, mezar evler, çatışmalar, kadına şiddet, kadın intiharları... İçimizi burkan, varlığından bir haber olduğumuz 90'lı yılların kaos ortamı ve daha niceleri.


Yer yer içinizi burkacak, düşündürecek, üzecek hatta duygusal da bir insansanız biraz ileriye de gidebilirim, gözünüzden yaş akıtacak türden bir eser.


Adının hakkını veren bu eser içinde yaşamını yitiren insanların "YAS"ını tutturuyor bizlere. Tek tek, kelime kelime ölümler, içinizde bir yerlere dokunuyor, sayfaları çevirdikçe daha nicelerinin "YAS"ını tutturuyor.


Batman'da doğan halende Batman'da yaşamına devam eden Mehtap Ceyran, doğup büyüdüğü bu kadim toprakların, o dönemdeki gerçekliklerini gözler önüne seriyor, okuyucuyu o gerçeklikler ve ustalığı ile sarsıyor.
214 syf.
·Puan vermedi
Mevsim Yas, @ceyranmehtap @selyayincilik .
Batma’nın sokaklarında intihar eden genç kızlar,hizbullah tarafından gerçekleştirilen ölümler ve toplu mezarlar, aile içi şiddet ,ayakta durmaya çalışan insanlar,karanlığın içindeki sokaktan çıkmaya çalışanlar.Yaşanmışlıkları unutmak kolay mı? Üstüne çizgi çekebilmek hiç bişey olmamış gibi yoluna devam edip yeni bir hayat kurabilmek.Geçmiş geçmişmidir?
.
Zehra Batman’da öğretmenlik yapmaktadır.Birgün Posta kutusunda bir mektup bulur.Mektubu yazan kişinin hayat hikayesi yer alır içinde yaşanmışlıklar ve acıların yer aldığı.Birde Taha var.Ortadan kaybolan Taha yazdığı günlük ile ön plana çıkmış olsada mektupta geçen kişiler olsun,Zehra’nın etrafındaki kişiler olsun bir çok hayat anlatıyor içerisinde.Bir Sait abileri yüreğinizi yakar.Evlat diyince nefes alamadığımız yerde.
.
”İnsan öyle bir karanlıktır ki,ona ulaşmak neredeyse imkansızdır.Daha az incinmek için en iyisi yalnızlıktır.”
.
Yazarın ilk kitabı ve çok iyiydi.Keyifli okumalar olsun sizlerede️
214 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Doksanlarda Hepimizin hatırladığı belki uzaktan hakim olduğu tuyleri diken diken eden Hizbullah'in toplu katliamlari mezar evler, domuz bağı ve genc kadinlarin intiharlari... Batman da yaşanan uzun sure devletin bu cinayetlere mudahale etmediği bir süreç, bir anda toplu mezar evlerinin bulundugu o zamanlarda Mektuplar ve gizli notlar tehditler üzerinden yürüyen sürükleyici bir kitap...
Mehtap Ceyran'in ilk romanıymış ben anlatımını begendim..
214 syf.
·3 günde·8/10
Mehtap Ceyran, ilk romanı Mevsim Yas’la yıllardır var olan, var olmakla birlikte unutulan, hafızamızı zorlayıp hatırlamamızı tekrardan sağlayarak 1990’larda özelinde Batman, genelinde ise Batman’ın çevresinde yaşananları bizlere tekrardan sunuyor.

Yazar, 1990’larda Batman’da yaşananları ve yaşayanları bizlerle tekrar tanıştırırken, diyarbakır cezaevini, hizbullah cinayetlerini, mezar evleri, çaresizliği, terk edilmişliği, kadın intiharlarını, erkeklerin bitmeyen iktidar mücadelesini, eril şiddeti, ıstıraplı yalnızlıkları, tamamlan(a)mamış sevgileri, arkadaşlığı, özlemleri anlatıyor.

Sessizliği sözle parçalayan Mevsim Yas, geçmişi hatırlamanın ve hatırlarken hesaplaşmanın romanı.
Ölen birinin ardından, neden illa bir şeyler yiyip içmek gerektiğini hiç anlayamadım.
Mehtap Ceyran
Sayfa 15 - Sel Yayıncılık
İnsanların konuşacak bunca şeyi nereden bulduklarını, neden bu kadar çok konuştuklarını, neden birbirlerini bu kadar yorduklarını bir türlü anlayamıyordum.
Mehtap Ceyran
Sayfa 68 - Sel Yayıncılık
Gideceğim buralardan, çok uzaklara gideceğim, gideceğim ya, uyuyamıyorum işte. Pencereden şehrin karanlığına bakıyorum. Kulağımda cızırdayan bir radyo. Göğsüme basılmış gibi birazdan ağzımdan fırlayacak sanki ciğerim. Yalnızlık değil bu, hayır hiç değil. Her hissin başka bir adı olmalı. Dünyanın bu kadar kuvvetli ve vahşi, benimse bu kadar küçük ve savunmasız olmamın bir adı olmalı. Bacaklarım bir karıncanınki gibi incecik. Bir sivrisinek vızıltısına benziyor belki de sesim. Küçük yeşil bir yaratık, çirkin, değersiz! Dünyadaki yerim bu.
Mehtap Ceyran
Sel Yayıncılık
"Beni en çok kahreden de bu değişmezlik," dedi Sait. "Dünya yüzyıl önce neyse, şimdi de o.
Mehtap Ceyran
Sayfa 84 - Sel
"Nicedir düş görmüyorum. Her şey gündeliğin soğuk, tekinsiz yüzüne çarpıp kırılıyor. Büyülü masallar yok. Sert bir hakikat duygusu yön veriyor hayata. Büyümek insana yapılmış bir haksızlık.
Oysa iyiliğe ve şeylerin büyüsüne inanmak istiyorum hâlâ. Masum bir öpücük bozabilsin yüzyıllık büyüyü. Fişi prize takınca lamba yansın yine ama matematik formülü olmasın bunun karşılığı, Tanrı'nın eli gibi düşünmek istiyorum. Bilgi ve gerçeklik duygusu var ettiği kadar yok da edebiliyor insanı.
Hâlâ bu pencerenin önünde neyi bekliyorum? Olmayacak olan neyi? Gelmeyecek olan kimi?.."
Mehtap Ceyran
Sayfa 209 - Sel Yayıncılık
“Bu ülkede herkesin sonu az çok Sabahattin Âli’ye benzer. Kimi kahrından, kimi de işte böyle,” dedim.
Mehtap Ceyran
Sayfa 106 - Sel Yayıncılık
“Gördüğü her beyaz arabayı devlet sanan ve sırf bu yüzden anacaddelerde yürümeye korkan nesiller yetişti bu ülkede. İnsan gibi nasıl yaşanır tasavvur bile edemedik. Asık suratlı çocuklar, gençler yarattılar bizlerden. Daha ciddi meselelerimiz vardı çünkü. Onlar her gecemizi ihtilal renklerine boyadıkça, biz her gece devrim düşleri gördük. Bizim payımıza da direnmek düştü.”
Mehtap Ceyran
Sayfa 100 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mevsim Yas
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
214
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708553
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Doksanlarda bir coğrafyada yaşananları gözlerden pervasızca saklayan pus, orada sürüp giden yaşantıların üzerine telafisi imkânsız bir biçimde çökerken, gerçeklerin önüne bir ışık huzmesi dahi sızdırmayacak kadar sağlam bir inkâr duvarı örüyordu.

Mevsim Yas, bu pusun içinden geçip sağ kalabilen ve bitimsiz tedirginliklerin gölgesinde kesişen yaşamların öyküsüne “tanıklık ediyor.” Umutsuzluk ve yalnızlıklarla kuşatılmış karanlık bir Batman mahallesinden; politik atmosferin çetin çıkmazlarında ayakta durmaya çalışan, mezar evler, genç kadın intiharları, sağaltılmamış şiddet ve toplumsal cinnetin ortasında umutlarını toplu mezarların başında nöbete dikenlerin kapkara kesilmiş kalplerine dokunuyor.

Mehtap Ceyran, bu ilk romanında anlatmaya hasret insanların anlaşılmaya mahkûm öyküsüne ses veriyor. Yas mevsimi ise o iklimde yaşanmaya devam ediyor.

Kitabı okuyanlar 192 okur

  • Xortekî Kal
  • Bilgin Aslan
  • Rojdar Avcıl
  • Güldiyar Mugan
  • Esen Yılmaz
  • Ersin Denk
  • Büş
  • Venüs
  • Kurtoğlu Z.
  • Yurdagül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.7 (36)
9
%16.9 (12)
8
%22.5 (16)
7
%4.2 (3)
6
%2.8 (2)
5
%0
4
%1.4 (1)
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%0