Otomatik Portakal
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu degildir. Koca Tanrının adamı olarak sözleri geçerlidir, uygundur. Suç ve sorumluluk yetişkinlerindir. Gençler suçsuzdur.
Kitap, 13 yaşında ki bir kız çocuğunun 25 yaşında ki genç bir adama olan çocuksu aşkıyla başlayarak tüm hayatını ve hayatının seçimlerini bu platonik aşka göre yaşayışını okuyoruz. İsimsiz bir mektup, yıllarca her şeye rağmen sevmiş bir kadın. Mektubun bir cümlesi şöyleydi; Seni, sen kim isen o olarak seviyorum.
Bu cümle de uzunca durakladım. Bizler sevgiyi biliyor muyuz? Sevmeyi? Bir insanı olduğu gibi, değiştirmeden. Akıyla, beyazıyla kabul ediyor muyuz?
Kitabın çoğu cümlesinde belki yazılan platonik aşkı abartılı, çocuksu bulabilirsiniz ama kitabı kapattıktan sonra sevgiye karşı bakış açınız değişebilir. İyi okumalar dilerim herkese :)