"Benzer benzeri çeker" diye boşuna dememiş atalarımız, ger
çek yaşamda da aynı olayları yaşarız. Kendinizi kötü hissettiğinizde, enerjiniz düşükken, aynı enerjide olan üzgün biri tak diye yanınıza gelir. lyi niyetlidir aslında, amacı yardım etmektir. İlk başlarda sizi anladığını düşünür, sevinirsiniz, yoldaş olur size. Sizi saatlerce dinleyebilir, empati seviyesi çok yüksektir, destekleyici konuşmalar yapar. Acının da farklı bir lezzeti vardır, beraber paylaşılır bu tat. Ancak bir süre sonra, acının vadesi dolmaya başladığında, size ağır gelmeye başlar bu beraberlik. Taze nefesi özlersiniz. Gözünüzü dışarıya çevirmeye başlarsınız. Ancak acı yoldaşınız sizinle aynı frekansta değilse; ki çoğu zaman degildir; tepki verir, birbirinizin yörüngesinden ayrılmanızı istemez.Kopma süreciniz zorlu olabilir. Size bir zamanlar hizmet eden bu birliktelik artık yorucu gelmeye başlar. Acınızı şifalandırmaya çalışırken bir de bu ayrılık ile uğraşmaya başlarsınız...
Yoksa Mekke'yi bırakıp gitmek ve hatıralarımızı unutmak, istediğimiz son şeydi. Hiç kimse bu kararı kolayca alabilmiş değildi. "Gitme" nin, varacağımız yerde "buluşmaktan" önemli ve hayatî olduğuna inanmasak belki yine gitmezdik. Doğduğumuz toprak bizi kendine bağlıyordu. Gidişimiz için ilk adımın, varışımızdaki son adımdan daha değerli olması bu yüzdendi.