Yoksulluğun bir araya getirip ayırdığı iki zavallı insanın hikayesi benim için insancıklar. Ana karakterlerimiz Makar Devuşkin ve Varvara dobroselova.
Makar Devuşkin toplum tarafından kabul görme arzusunu, varvara'ya olan aşkında da aynı şekilde gösterir. Duygu ve davranışlarındaki çelişkiler ve tutarsızlıklar aşkında da vardır. İlk mektubunda sevgisini, aşkını, heyecanını korkusuzca dile getiren karakterimiz aynı şiddetle karşılık bulamayınca öz babaya, hamiye, uzak bir akrabaya dönüşür. Aynı çelişkiler ve gelgitler mektuplaşmalar boyunca sürer. Son mektupsa bunun en açık örneğidir. Varvara'nın evliliği için her işine koşturup hamilik yapan Makar sonunda kendi olmaya karar verir. ''Ne diye burada durup aptallar gibi seyrettim!.. Sanki bütün bunlar olması gereken şeylerdi; sanki benimle hiç ilgisi yoktu; bırakmış farbala peşinde koşuyorum!..''
Makar bu son mektubunda bunun bir son olduğunu anlar varvaraya engel olmak ister ama Sabri Gürses'in giriş kısmındaki incelemesinde bahsettiği gibi Makar da oblomovlukta vardır. Yapacaktır, yapmalıdır ama yapmaz.
Varvara Dobroselova sevdiklerini teker teker kaybetmiş bilmediğimiz başka acılarda yaşamış çocukluğunu özlemle anan geleceğin bilinmezliği ve kaygılarıyla boğuşan hasta bir genç kız. Varvara yer yer hayata tutunmayı umut etmeyi düşünsede gerçekte hastalığıyla ve umutsuzluğuyla baş edemeyen bir karakterdir. Bir mektubunda (3 Eylül) bu sonbahar öleceğine olan inancından bahseder Varvara. Makar Varvara'nın hayatında onu seven tek kişidir. Varvara da ona değer vermiştir'' kalbindeki en değerli şey siz olacaksınız ''söylemi bunu destekler.
Makar bu ayrılışı başta ölüm, mutlak bir mutsuzluk gibi görür ama buna engel olmak için hiçbir şey yapmaz.
Makar'ın edebiyata olan ilgisinin eylemsizliğinin açıklığını kapatmaya
Tüm mevcudatın bu failin fiili olduğunu gördüğü vakit Hayy bundan böyle tüm varlığa failinin kudretini göz önüne alarak daha dikkatli bir şekilde bakmaya başladı; böylece sanatının mükemmelliğine, hikmetinin inceliğine ve ilminin kusursuzluğuna şaşıp kaldı.