Ayşegül Albayrak

Ayşegül Albayrak
@Aysglalbyrak
"Okumak,özgürlüğe uçmaktır." Aliya İzzetbegoviç
VI. yüzyılda büyük Türk devletini kuran Gök Türk sülâlesi şamanist boyların yetiştirdiği soy idi. Bu sülâle devlet idaresinde millî yazı ve millî dil kullanacak derecede gelişmiş bir milleti temsil ediyordu, iyice gelişmiş olan bu kültür seviyesine rağmen VII - VIII. yüzyılların Gök Türk'lerinde bu günkü Altaylı şamanist Türk'lerde görülen iptidaî putların bulunduğunu yine Çin kaynaklarından öğreniyoruz. Bu kaynaklara göre "Gök Türk'ler tanrılarının suretlerini keçeden yaparlar ve deriden yapılmış torbalar içinde saklarlardı. Bu suretleri iç yağı ile yağlarlar ve sırık üzerine dizerlerdi. Yılın dört mevsiminde bu putlara kurban sunarlardı (Eberhart, 87). Bu putlar bu günkü Altaylı şamanistlerin tös, yakutların tanara, Moğolların ongon, tesmiye ettikleri putlardır.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Tarih
Doğu kan isimli okura yanıt verildi
Ayşegül Albayrak
Doğrudur, olabilir. Açıkçası bende yeni tarih kitapları okumaya başladım ve baya garip geldi🤷
Reklam
İşte yanlış müminin belleğindeki şefaatin anlamı budur!
Kıyamette, her savaşın şehidlerinin safları belirlidir. Bu şehidlerin safında örneğin Ali, Hamza ve Hüseyin'in yanında Hür'ün durduğunu veya ne denli yüce değerlere sahib olduğunu bildiğimiz, tanıyıp ne yaptığının bilincinde olduğumuz Cafer, Nadr oğlu Enes, Habbab, Yasir, Sümeyye... gibi şehidlerin yanında tanımadığınız birkaç kişi gözünüze ilişir ki bu aydın çehrelerin safında böbürlenerek duruyorlar. Birinden soruyoruz: - Sen, bay zengin! Sen ne iş yaptın? Hangi savaşın şehidisin? - Ben cihad etmedim. Çok yemekten öldüm! Fakat bir Cuma gecesi gusül abdesti aldım; yetbişbin defa filân virdi peşpeşe okudum ve bu makama ulaştım! Bu şehidlerin yanında duruşuma hayret etme! Ben o gece dünyadaki şehidlerin en üstünü olan Bedir şehidlerinden yetmiş şehid ölçüsünde kıymet kazandım. Bu şehidlerin kenarında duruşum ve kendimi onlardan biri şayışım, tevazu ve nefsimi öldürmem ile şehidlerin efendisinin hürmetinedir; çünkü ben derecemi yetmiş defa yerine getirmiş ve hak etmişim. İmam Hüseyin'in tüm "kıyam"ı yetrhişiki şehid değerinde. Oysa birey olarak benim bir oturuşum (kuud) yetmiş şehid!..
Sayfa 77·Kitabı okudu
Din
Ayşegül Albayrak
Örneğin şu algılanış biçimiyle şefaat ve tevessül, bir yandan sorumluluktan kaçışın, her yol kavşağında halkın biraz daha bozulmasının yeşil ışığı, Kuran ve bilincin beşerin omuzlarına yüklediği ağır görev sorumluluktan kurtulmanın aracı olurken; öte yandan bu yolla ekmek yiyen birkaç açıkgözün aldatmaca aracı olmaktadır.
zulüm ve sömürünün hizmetindeki velayet ve imamet
Diyorsun ki, bir keresinde Ali'yi eleştirenlerden biri çakıl taşına dönüştü. Bir başkası kadına dönüştü. Kadın evlendi, yedi çocuk doğurdu; sonra İmam onu bağışladı, yine eski haline döndü!! Diyorsun ki Ali kundakta iken, kentin halkının korktuğu bir ejderha gelip Ebu Talib'in evine yöneldi. Ali kundaktan elini çıkarıp onu parçaladı. Bu nedenle de adı Haydar oldu!! Diyorsun ki.. Diyorsun ki., ve daha neler neler!. Bu sözleri yayan âlimlerinizdir anam, babam! Yoksa, Kitab ı Bihâr, Munteha al-Âmal kitaplarını avamdan olanlar mı yazdı? Aslında bu anlattığımız Ali bizzat efsanevî İranlı Rüstem'dir ve siz ona kimi İslâmî motifler yüklemişsiniz. Sizin bu anlattığınız Ali ya sofilerin, mistiklerin ya da pehlivanların işine yarar. Yani Ali, ya tekkelerin ya da zorbaların sembolüdür.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Din
Ayşegül Albayrak
Senin büyük adamlarından çok bilgili ve çok molla olan biri diyordu ki: "Bu dua kitabı okuyan herkese Allah cennette yakutlarla, süslerle bezeli yetmiş köşk versin diye yazılmış!" Ben de derim ki, "Bütün hayatım boyunca dua okur, namaz kılarım. Allah Cennetteki yetmiş köşkü de size versin. Ben orada bir ağacın altına da uzanırım. Yeter bu dünyada, Tahran kentinin güneyinde bana 3 x 4'lük bir oda ver bana!" Bu sonuç almaktır! Bu Ali’nin dostluğu olarak gördüğün, velâyet ve mezhebinin verdiği sonuçtan daha iyi! Syf48
İnsanın benlik zindanından kurtuluşu...Aşk
İşte aşk,beni kendi yaşayışımışın üzerlerine kurulduğu çıkar ve yararlara rağmen bütün çıkarlarımı, bütün maslahatlarımı,hatta hayatımı ve kendi var bulunmamı, başka birini var bulunmasını, başkalarının var olmasını ve kendim dahi olsam sevgi beslediğim ideal uğruna feda etmeye çağıran ve benimde olumlu cevap verip yerine getirmemi sağlayan bir güçtür.
Sayfa 57·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Ayşegül Albayrak
Şu anlamda aşk:Muktedir bir güç, hesapçı ve oportünist akıldan daha üstün bir güç olmalı ki benim özümde,insan beninin özünde,fıtratımın derinliklerinde beni fışkırtsın,harekete geçirsin, içten kendime karşı bir devrim koparsın;yoksa bu iş doğal yasaklarla olmaz,içten bana,bene karşı bir başkaldırı kopmalı.Çünkü dördüncü zindan benim içimin bir parçasıdır. Syf-56