Ayşin

Ayşin
@Aysinemeni
Puan vermedi·678 syf.··
2024 1. kitabı
Spoiler olabilir 8/10 Mimoza Herkese merhaba, bugün Mimoza kitabı hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım. Uzun zamandır kitap okuyamayan biri olarak kendimi yeniden düzene sokmak için bu kitabı seçtim. Kitabı daha öncesinde Wattpad’de okumuştum lakin orada kitabın hepsi yayımlanmamıştı. Leyla Mimoza Sungur hayatında her şey yolunda giderken aşık olduğu erkek tarafından tec*vüzün kıyısından dönmüştür. En yakın arkadaşı Su ise Leyla’nın suratında kalıcı bir iz bırakarak ona ikinci darbeyi vurmuştur. Bu olayların ardından Leyla yaşama isteği olmayan depresif bir kıza dönüşmüştür. Başka bir liseye geçerek kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan Leyla’yı burada da rahat bırakmazlar. Voltran isimli gruptan Adrian Gür Akduman ilk başlarda anonim olarak Leyla’ya mesajlar atmaya başlar ve olaylar buradan itibaren başlar. Kitap iki bölümden oluşmakta. İlk bölümde lise zamanlarında ikinci bölümde ise üniversite zamanlarında geçen olayları anlatır. Leyla artık Mimoza olmuştur ve ilk bölümde tanıdığımız karakterlerin yerini yeni karakterler almaktadır ve artık yeraltı dünyasına yavaş yavaş giriş yapmaktayız. Işılsu’nun dilini beğeniyorum olayları çok güzel kurguladığını düşünüyorum daha önce Wattpad’deki başka kurgularını da okumuştum. Kitaba ilk başladığınızda klasik lise kitabı sanıyorsunuz lakin ikinci bölümden itibaren olaylar o kadar hızlı akıyor ki bazen durup olayları sindirmeyi bekledim. Kitabın dili akıcı, okuması kolay ve bazı yerlerde ters köşeler var ve bu da kitabı daha da güzel yapıyor. Leyla’nın ilk bölümdeki içine kapanık kimseyle konuşmayan halinden güçlü bir savaşçı kadına dönüşmesini o kadar güzel anlatmış ki o duyguyu dolu dolu hissettim. İkinci kitabı büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum.
MimozaIşılsu Gültekin · Indigo Kitap · 2022384 okunma
Reklam
8/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 02:29
8/10 Körlük kitabının yazarı Jose Saramago Nobel ödüllü Portekizli bir yazardır. Körlük kitabı sayesinde geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Kendisi 2010 yılında aramızdan ayrılmıştır. Kitabın aynı zamanda filmi de vardır fakat film o kadar yüzeysel ki kitabı okumayan bir insanın anlayabileceğini düşünmüyorum. Filmde, kitaptan sadece belli başlı sahne ve diyalogları almışlar havası vardı. Kitap ne kadar etkileyiciyse bence film de bir o kadar sönüktü. Kitaba gelecek olursam, kitap adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir şehrinde araba kullanmakta olan bir adamın trafik ışıklarında beklerken aniden kör olur. Bu körlüğe 'beyaz körlük' adı verilir çünkü kör olanlar sonsuz bir beyazlığın içine çekilmişlerdir ve süt denizinde gibi hissederler. Beyaz körlük bir salgın haline gelir ve insanlar teker teker kör olmaya başlarlar. Hükümet, çözümü kör olanları bir akıl hastanesine kapatmakta bulur. Kitapta hiçbir karakterin ismi, dini, etnik kökeni yoktur; biz onları 'doktor, doktorun karısı, ilk kör, koyu renk gözlüklü genç kız' gibi sıfatlarla tanırız. Akıl hastanesi kısa süre içerisinde çok kalabalıklaşır ve insanların ne kadar iğrençleşebileceklerini görürüz. Kitapta kör olmayan tek bir kişi vardır o da doktorun karısı. Eşini tek bırakmak istemediği için ve her an kör olabilirim korkusuyla akıl hastanesine gelir. Bence kitabın konusu çok başarılı ve işleyiş olarak da gayet etkileyici bir kitap. Kitabı okurken aklımda sürekli 'acaba bende bir anda kör olur muyum?' düşüncesi geçiyordu. Kitap kesinlikle , bazı yerlerde midemi bulandırsa da, beni çok etkiledi. Bazı detaylar çok mide bulandırıcydı ve bence gerek de yoktu. İnsanoğlunun tek bir duyusunu kaybettiğinde bile ne kadar aciz varlıklar olduğunu çok güzel gösteriyor. Yazarın dili açık ve
Jose Saramago
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2022 01:29
'' Tanımlamak sınırlamaktır.'' Kitapta duygularıma en iyi tercüman olan cümle kesinlikle budur kesinlikle. Şunu söylemeliyim ki kitabı kesinlikle okumalısınız. Kitabı bitirdiğim zaman boşluğa düşmedim desem yalan söylemiş olurum. Kitabın son sayfasını okuduğum zaman içimden ‘vay be’ dedim. Bir şeyi kolay kolay beğenmeyen biri olarak beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu kendisi. Kitapta ön planda Dorian Gray, Lord Henry ve Basil Hallward var. Basil’in Dorian Gray’e olan hisleri bana eşcinselce geldi ve şunu da eklemek isterim ki Basil benim için fazla sönük bir karakter. Belki sönük olmasını kendini sanatıyla bağdaştırabilirim lakin bende öyle büyük hisler uyandıramadı. Lord Henry ile Dorian Gray’in ilişkisi bana biraz öğretmen- öğrenci, baba-oğul ilişkisi gibi geldi. Lord Henry söylediği bazı şeyler bazı zaman kitabı bırakıp düşünmemi sağlayan şeylerdi. Lord Henry’yi sevip sevmemek konusunda kararsızım. Kadınlar hakkındaki kötü çıkarımları yüzünden onu sevemiyorum lâkin söylediği birçok şeyin de altını çizdiğimi itiraf etmeden geçemeyeceğim. Kitap boyunca Dorian Gray’in güzelliği övülüyor hatta Dorian Gray bile kendisinden etkileniyor. Açıkçası ben pek Dorian Gray’in güzelliğinden etkilenmedim. Kitapta Dorian’ın güzelliğinden bahsederken -belki çok bahsedilmesinden kaynaklı- gözümde bahsedildiği güzelliğe ulaşamadı. Kitap Dorian’ın saf bir gençten ahlaksız, kibirli bir insana dönüşümünü çok güzel anlatmış. Kitabın sonu da gayet tatmin edici bitmişti. Kesinlikle yıllar sonra bile dönüp okumak istediğim bir kitap olmuş.
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma
7/10
·172 syf.··
2021 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2021 00:37
Öncelikle kitabı beğendim. Uzun zamandır bir kitabın sonunda bu kadar eğlenmemiştim. Ama sonu tahmin edilebilir bir şekilde bitti. (En azından ben ettim.) Biraz Fransız etkisi var kitapta. Dili gayet anlaşılırdı, anlaşılmak için sizi zorlamıyor. Bana biraz çerezlik bir kitap gibi geldi. Okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma