Babalarımız dedelerimizden, biz de babalarımızdan ne gördüysek onu yapıyor, tıpkı onlar gibi yaşıyorduk. Bundan memnunduk. Zaten yer yüzünde başka bir şeyin de olabileceğini bilmiyorduk ki memnun olmayalım.
(...) Doğru değil mi ama? Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler; Batı rüzgarları kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler...