Gövercin Aysu

Gövercin Aysu
@Aysug
Anlatacak bir şey mi yaşadık sanki ?
‪Her yeni gün farklı bir kayıpla gözümü açıyorum ve artık üzülmekten bile yoruldum .bende ipler tamamen koptu.o bitmeyecek Köprüleri , kuracak olanlara ve oradan geçme hayali olanlara Sevgiler ...Bu yol Benim boyumu haylice aştı...‬
Reklam
Çünkü kalbinle yaptığın her seçim,vicdanının en temiz haliyle verilmiş bir karardır.VE BU SEÇİMLER SENİ SEN YAPAR.
Sayfa 65 - Martı·Kitabı okudu
Oranın mucizelerle dolu olduğunu düşünüyorum,oranın göklerde bile olmayan bir cennet olduğunu düşünüyorum.
Sayfa 28 - Koridor·Kitabı okudu
Düştüğüm çukurun içinde öylece debelenip duruyordum.Avazımın çıktığı kadar bağırdım hem de saatlerce.Sesimi duyan da yoktu.Zaten buralarda aklı başında olan insanların da işi yoktu.Sonra olduğum yerde yığıldım,kaldım.Aklımdan binlerce düşünce geçiyordu.Kurtulmalıydım bu bataklıktan.Aradan bir kaç hatrı sayılır gün geçmişti ve hala olduğum yerdeydim.Etrafımda sadece fareler ve yılanlar vardı.İşte onlara baktığım anda aklıma çok parlak olmasa da kurtarıcı bir fikir gelmişti.Ben de fareler gibi olmalıydım.Burada başka türlü yaşayamazdım ve hayatta kalmak istiyordum.Aradan aylar geçti ve kendime baktığımda ben de o çukurun içindeki farelerdendim sonunda.Sonunda yaşamıştım ve artık bir fareydim.Bazen hayatta kalmak için,daha doğrusu hayata yenilmemek için bulunduğun ortamdaki bir eşyaya bile dönüşebiliyordun.İşte hayat bana en nihayetinde bunu öğretmişti.Aklın var ama hep aklını başında tutamazsın. G.A.05.20
Dileklerim cebimde yürüdüm ve içinde sen vardın .
O gece tüm beklentilerimi bir kağıda yazmıştım ve onu katlayıp cebime attım.Gecenin soğuğunda yürürken karanlıkta kaybolan ruhumun tek tesellisi,bedenimin yarım yamalak gölgesiydi.Giden her şeye dur demek istiyordum.Ayaklarıma bile!Gerçekleşmesi için berrak bir suya attım kağıdı ve bakışlarımı gökyüzüne çevirip,umutlarım hep yanımda kalsın diye yalvardım.Sonuçta dileklerimi cebime alıp,yürümüştüm bu yolda ve devamı da öyle olmalıydı. Aradan birkaç soğuk gün daha geçti ve o gün anladım hissizliğin ne olduğunu. Hissizlik;giden hiçbir şeye dur dememekti. Zamana da izin verdim artık benden ne isterse alabilirdi .Kırgın ve ya üzgün değildim.Burada mutluluk ya da huzur da bulamazdınız.Tek çarpacağınız şey bir masa olabilirdi .Masanın ucunda da tek bir doğru vardı : Bıkmaktan bile yorulmak..Önüme ısıtılarak dahi konulmamıştı.Buz gibi soğuk ve mecburiyetten yemeniz gereken bir yemek gibiydi.İşte o gece zehirlendiğimin bile farkına varmamıştım.Derin bir uykuda gözümün önünden geçen uçurtmaları sayıp kaydırağın bir ucunda oturuyordum sadece..Uçurtmalar uçuyor ve ben izliyordum.Kaysam yere çakılacak gibiydim, işte sırf bu yüzden sabaha dek orada bekledim...