Yaşamayı çok seven bir insanım. Ancak hiçbir zaman kendi yaşamımı öne çıkaracak kadar bencil olmadım. Söz konusu olan tek benim yaşamım. Başkalarınınki de var. Başka bir dünya kurulsun istiyorum
En değerli düşüncelerin, salt bu amaçla saatlerce masa başında oturduktan sonra bulduklarımız değil de, hiç uğraşmadan, örneğin sokakta yürürken kendiliğinden doğan düşünceler olduğu bilinen bir gerçektir.
"Salih, Salih.. Salih'im."
Bir kadının bu sesi çıkarabilmesi için ana olması, bir oğlunu şehit vermesi, dul kalması ve nihayet, son oğlunu da işte böyle cepheden beklemesi gerekti. Ve, insanın harbin ne demek olduğunu anlaması için bu sesi işitmesi gerekirdi.
Kurtuluş ümidi, 6 asırlık yaşama geleneğinin karşısında idi. Hiçbir milletin tarihi bu kadar trajik bir çelişme görmemiştir. Bu çelişmede doğru yolu seçmek bir fazilet işi olmaktan çıkıyor, herkesten beklenmeyecek bir görüş üstünlüğü gerektiriyordu. Buna karşılık yanılanları suçlandıramazdınız, zira menekşe, rengi mor olduğu için ne kadar suçlu ise, bu insanlar da yanılmaları yüzünden ancak o kadar suçlu idiler.