Böyle de Buyurabilirdi ZerdüştTaylan Kara

·
Okunma
·
Beğeni
·
244
Gösterim
Adı:
Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
82
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055945589
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayal
Bu kitap "aşırı iletisi" olan bir kitaptır. Bu işi, iletisini zaman zaman gözlere sokarcasına yapmaktadır. Bu kitap gevezeliğin bütün olanaklarını zorlayarak okuyanı söz ile eylem arasındaki pasaport kontrol noktasına götürmeyi amaçlamakta; bulunduğu söz dünyasının sislerinin arasından okuyucuya asıl olan hayatı işaret etmektedir. Bu kitap bir yığın süslü sözle, sıkıcı cümlelerle, onlarca sayfayla kısaca şunu söylemektedir:
"Ey okuyucu, bütün cüretini yalnız bilmeye harcama; bu iki yüzyıl önceki meseleydi."
Bu yüzyılda hâlâ cüret edecek bir enerjin kaldıysa biraz da "yapmaya cüret et".
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İnsanoğlu için "görememek"ten çok daha kötüdür "her şeyi görmek"
Gözlerini yitirmekten daha kötüsü göz kapaklarını yitirmektir.
Çoğu evlilik ,ayrılık halinde yaşanacaklardan sakınıldığı için sürer .Boşanma halinde olabilecek terördür ,çoğu evliliğin "huzur"unun garantisi ...
İnsan bilinci, bir saniye bile boş bırakıldığı anda rotasını var oluşunun anlamını sorgulayan sorulara çevirir. O yola sapmamak için son ana kadar her şeyi dener. Korkunç bir meşguliyet arayışı içinde, sonradan şikâyet edecekleri de dâhil aklına gelebilecek her yolla bu sorulardan kaçmaya çalışır. Birkaç saniyeliğine bile olsa hayatın anlamı üzerinde düşünmek zorunda kalmaktansa, haftada yedi gün, günde 14 saat
zevk almadığı bir işte bütün ömrünü geçirmeyi tercih eder. Bu tür "kafa yorucu" soruların derin dondurucularda hazır bulunan cevapları,
istenildiği an ısıtılıp servise sunulabilir.
Oysa insan, abartlı bir panikle karşılamaktan kaçındığı soruların cevaplarını derinlerde bir yerlerde sezmektedir aslında; sadece bunun
bilincine yerleşmesini istememektedir. İnsan bilmek istemez; o sadece aramak ister, mümkünse sonu olmayan, çok uzun süren bir arama...
Ahlâkını yitirmeden bir şeyi görmemenin yolu, uzaktaki benzer nitelikte bir şeyi görmektir. Kendi ülkende 100 metre ilerideki gecekonduda yaşanan ''reel'' açlığı gözden kaçırmak isteyenler için bulunmaz bir nimettir 3000 km ilerideki Afrika'daki ''soyut'' açlık... Var olan merhameti, içinde yaşadığın sisteme zarar vermeyecek şekilde etkisizleştirmek için, açlığın göz önünde olanına değil, uzakta olanına harcamak gerekir. Merhamet ve insancıllık duygusunun korunması için dünyada var olan açlığın görülmesi zorunludur. Ancak yanı başındaki açlığı görmek zaman zaman tehlike yaratabileceğinden, bu sorun uzaktaki açlık görülerek giderilir; sonuç olarak hem sistem bir zarar görmemiştir hem de ''insancıl''lığa devam edilir.
Yaşamak, başına geldiğinde her biri seni geri dönüşsüz bir şekilde yıkacak olan, az önce sayılan ve çok daha fazlası sayılmayan binlerce felaketi bünyesinde taşıyan bir mayın tarlasında dolaşmaktır. Hala hiçbir mayın patlamadıysa tamamen şansındandır; er ya da geç mutlaka patlayacaktır. Bir mayınlık hayatlara düşen, mayın patlayıncaya kadar kendini mutlu saymaktır. Hala patlamadıysa gülümse, yarın da patlamazsa iyice gül, hafta sonuna kadar da patlamazsa kahkaha at; bunlar senin en doğal hakkın, ama mayınlar hakkında asla şüpheye düşme, ne patlamayacak kadar derindeler ne de fünyeleri yanlış bağlı; her şeyleriyle dört dörtlük çalışıyorlar, sadece sabırla üzerlerine doğru atacağın adımı bekliyorlar... Mayına basıp parçalandığında suratında donup kalan, mayınsız zamanlardan kalma gülümseyiş; sırtında bir kere bile çıkarmadığın kayanın eksikliğini fark edemesen de işte yüzündeki o gülüş Sisifos gülüşüdür. Çünkü bir insanın yüzünde Sisifos gülüşü, ancak mayına basınca belirebilir.
Başka şeyler yapabileceğini bilmek, insana çoğu kez hep yaptığı şeyin aynısını yaptırır. Hapishaneye tıkıldığında ya da bir davranış dolaysızca dışarıdan dayatıldığında bütün yaratıcı yanlarıyla ona direnç gösteren insan, kendi haline bırakıldığında, hiçbir baskı gücünün rüyasında bile göremeyeceği bir uysallık ve tekdüzelikle davranışlarında kendi hapishanesini yaratır. Göze görünmeyen sınırlar, insanı daima daha iyi sınırlandırır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
82
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055945589
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayal
Bu kitap "aşırı iletisi" olan bir kitaptır. Bu işi, iletisini zaman zaman gözlere sokarcasına yapmaktadır. Bu kitap gevezeliğin bütün olanaklarını zorlayarak okuyanı söz ile eylem arasındaki pasaport kontrol noktasına götürmeyi amaçlamakta; bulunduğu söz dünyasının sislerinin arasından okuyucuya asıl olan hayatı işaret etmektedir. Bu kitap bir yığın süslü sözle, sıkıcı cümlelerle, onlarca sayfayla kısaca şunu söylemektedir:
"Ey okuyucu, bütün cüretini yalnız bilmeye harcama; bu iki yüzyıl önceki meseleydi."
Bu yüzyılda hâlâ cüret edecek bir enerjin kaldıysa biraz da "yapmaya cüret et".

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Akın Ölmez
  • H
  • Yusuf Berkman
  • Aytaç Topuz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0