Büşra AYVAZOĞLU

Büşra AYVAZOĞLU
@AyvazogluBusra
Zâyi olmaz gül temennâsıyla vermek hâra su Fuzuli #89217877
9/10
Eser kapsamı ve açıklaması bakımından güzel fakat örnek verilen beyitlerde Türkçeye çevrilmiş. Beyitleri diğer kaynakların yaptığı gibi orijinal hali ile görmek çevirisini de ayrı bir noktada görmek isterdim. Bu durum bende bir miktar hayâl kırıklığı yarattı ama yine de kitabı aldığım için memnunum. Bu inceleme de kitabı almak isteyenler için naçizane bir ön bilgilendirmem olsun.
Sözlük
Fars Mitolojisi SözlüğüNimet Yıldırım · Dergâh Yayınları · 202313 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·76 syf.·
2022 32. kitabı
Ah benim Ahlar Ağacı'nın gölgesinde yetişmiş çiçek kızım, hoş geldin. Kitaplığıma, ruhumun sayfalarına hoş geldin. Yollarımız kesişti, dizelerinde buluştuk. Didem Madak ile tanışma kitabım. Şiir okumayı özledim diyerek aldığım kitap, şiire duyduğum susuzluğa can verdi. Hayattaki sıradanlığın Didem Madak'ın eşsiz dili ile hayat bulduğu bu ince şiir kitabından iyi okumalar dilerim. youtube.com/watch?v=0vUXANO...
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
Toplumu eleştirebilmek için bile ona benzemek gerekir.
8/10
·144 syf.·
2021 2. kitabı
Spoiler içeren bir tür Gül Yetiştiren Adam incelemesi: Gül Yetiştiren Adam, Rasim Özdenören tarafından kaleme alınmış bir romandır. Konu olarak edebiyatımızda Tanzimat Dönemi’nde başlayan batılılaşma-batıcılık konusunu yeniden kaleme almış ve iki uç yönü, iki ayrı hayatın kesitleriyle ortaya koymuştur. Rasim Özdenören’in Gül Yetiştiren Adam romanındaki ana karakterlerin her ikisi de değişen toplumda kendine yer edinememiştir. Gül Yetiştiren Adam geç kalınmış bir direnişin tek neferidir. Kendini yıllarca evine hapsederek dış dünyayı sessizce protesto etmiştir fakat yıllar sonra bu sessizliğin protesto olmadığını ve kendini elli yıl boyunca kandırdığını kabul eder: “Eve kapanıp kalmakla insan değiştirmek istediği bir dünyayı değiştiremez.” (S:38) Elli yılın ardından ilk defa torunu ile çıkar evden, sabah namazı için camiye giderler. Gül Yetiştiren Adam’ın yeni dünyadan habersiz kalması dünyanın değişimini durdurmamıştır. Her şeye hayretle bakar. Cami ve cemaati de etkileyen bu değişim için caminin çıkışında cemaate seslenir fakat eserin ilerleyen sayfalarda görülür ki toplumdan habersiz kalıp yabancılaşan bir adamın geç kalınmış isyanı ona “deli” yaftası vurdurmakta gecikmez. Toplumu eleştirebilmek için bile ona bir parça benzemek gerekir. Eserde batılılık maddiyat ile doğululuk maneviyat ile ilişkilendirilmiştir. Her iki tutumda sosyal hayatta kendini belli eder. Batılılaşmayı irdeleyen bu eserin bir yüzü de Sitare’ye bakar. 'Modernleşemeyen/batılılaşamayan' Gül Yetiştiren Adam’ın karşısında 'yanlış modernleşen/batılılaşan' Sitareciler vardır. Hayattan daima umutsuz, mutsuz ve tatminsiz bir kadındır Sitare. Yaralı ruhunun ağrısını kumar masalarında, içki şişelerinde dindirmeye çalışır. Aile kavramından yoksundur ve çıkarcı olan ikiyüzlü arkadaş topluluğunun
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,7bin okunma
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!"
10/10
·152 syf.·
2020 22. kitabı
"Meydanlarda trafik polislerinin yanına geçip, boynunda bir yafta, dikilmek istiyorum: İnsanlar, durun! Acımayı bilmeyen geçemez." Toplumu "iyileştirmek", masumu suçludan korumak, yargı, hüküm, suç, ceza, idam.. Hatta kalbi "kötü" doğmak.. İyilik, kötülük... ilgilenenler buraya!.. Sizce bir topluma nizam nasıl getirilir? Masumu suçludan korumak devletin görevi midir? "Suçlu" kimse ya da kimseler de o devletin korumak zorunda olduğu halktan biri değil midir? Terazinin kefeleri nasıl dengelenir? Reis Bey, ağır ceza hakimidir ve suçun yalnızca cezalarla durdurulabileceğine, suçluya merhametin insanlığa karşı en büyük suç olduğuna inanır. Fakat verdiği bir mahkeme kararı sonucunda kendi doğrularına ters düşer, merhamete bakışı değişir ve sonra olaylar olaylar.. :) İncelemenin herhangi bir "tat kaçıran" içermemesi için konuyu bu kadarla sınırlı bırakmak durumundayım ama kitabı okumanın ardından zihne gelen soruların pek de sınırı yok gibi.. Okur için pek çok sorgu ve düşünce kapısını açacak bir tiyatro eseri.. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!" NOT: Olur ya kitabı okuduktan sonra ya da önce tiyatroyu izlemek isteyenler olur. Çok beğendiğimi de söyleyerek linki bırakayım şuraya: youtube.com/watch?v=YTNdc8A... Herkese iyi okumalar ve iyi seyirler dilerim..
Reis BeyNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20239,9bin okunma
7/10
·93 syf.·
2020 7. kitabı
Ve bir Yaşar Kemal eseri daha. Buram buram toprak kokan Çukurova'dan henüz çıktım geldim.. Yalnız bu sefer Çukurova insanlarına küsmüş. Bir "büyük şehir" havası esmiş Çukurova'nın üstüne, o da çekmiş tüm bereketini insanlığın üstünden. Geriye ne mi kalmış; suyu zehir, sivrisineği bol, sıtması çok, tozlu topraklar.. Yaşar Kemal bu eseriyle makinelere savaş açmış. Çukurova'nın toprağını toz eden bu makineler doğanın ve "fıkara" ırgatların üstüne saçmış tüm hastalığı.. Yaşar Kemal de insanımızın yarasına dokunmuş, bir miti yeniden canlandırarak gözlüklerimizi geri taktırmış. Taktırmış ki bizler de onun gibi makinelerin parlak metallerinin arkasında çürümeye yüz tutan doğanın hâlini görelim.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma