Necati Küçük

Necati Küçük
Akman, Kayalı, Kırlangıç Aşkı ve İntihar Eden Öğretmen Okulu adlı kitapların yazarı. Diomeder, Atioyomed, Anşoyad ve Şairler ve Bestekârlar Derneği üyesi, Emekli Turizmci, Çiftçi
Yazar
Dokuzeylül/İİBF/Atioyo
Akhisar
Gördes
26 okur puanı
Haziran 2025 tarihinde katıldı
KAYALI DOĞANIN KUCAĞINDA
"...Doğada yaşamak Kayalı için bir tercih değildi. O zaten doğanın kucağına doğmuştu. Doğanın bir parçasıydı. Zamanında kurban derilerinden kendine kuzu postu yelekler yapmış, öküz derisinden çarıklar giymişti. Bunları çok sevdiği ya da vahşi görünmek istediği için değil, başka seçeneği olmadığı için zorunluluktan yapmıştı. Aslında Kayalı öyle el âleme muhtaç olacak kadar yoksul bir adam değildi. En azından tarlası takkesi vardı. Ekip biçmek için atalarından kendisine yeteri kadar arazi kalmıştı. Dolayısıyla hiç bir zaman başkasının tarlasına ortakçılığa girmemiş, kimsenin sürüsünü dölü yarıya gütmemişti. Ancak, ergenlik çağına adım attığı yıllarda İkinci Dünya Savaşı patlak vermişti. Türk insanı bu savaşın etkilerini kan, acı ve gözyaşı olarak değilse bile yokluk ve yoksulluk olarak çok derin bir şekilde hissetmişti. Savaş bittiğinde Kayalı neredeyse yirmili yaşlarındaydı. Hayatının en güzel en heyecanlı yılları yokluğun ve yoksulluğun kol gezdiği bu savaş yıllarına denk gelmişti. Bu dönemde beslenme ve barınmayla ilgili neredeyse her şey yine doğanın kendisinden elde edilmiş, zorunlu olarak doğaya dayalı bir yaşam biçimi geliştirilmişti..."
Sayfa 27 - Edebiyatist Yayınevi, Nisan 2022, Yerli Roman, 136 Sayfa
Edebiyat
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
TELEVİZYON İSTİLASI
"....Babam, hadi parka oturalım, hem birer çay içelim hem de televizyon seyredelim dedi. Televizyon denilen aletin varlığından haberim vardı. Ancak kendisini henüz görmemiştim. Parkın birkaç
Sayfa 20 - Edebiyatist Yayınevi, Şubat 2024, Anı (Hatırat), 200 Sayfa
Edebiyat

Necati Küçük

, bir kitap okudu
Puan vermedi·481 syf.·
2025 17. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 163,7bin okunma
KALAYCI ÇIRAĞI DANSI
"...Bu işleri yapmak için güz aylarında evimize komşu köyden bir kalaycı usta gelirdi. Ustanın yanında malzemelerini taşıyan bir eşek ve temizlik işlerini yapacak bir de kalaycı çırağı olurdu. Kalaylanacak bütün kaplar önce su ve kum kullanılarak bir güzel temizlenirdi. Kalaycı çırağı kazan, tencere gibi büyük kapların içerisine bir miktar kum koyar, üzerine ıslak bir paçavra serer ve iki yalın ayağıyla birlikte kabın içerisine girerdi. Kenardaki bir duvara ya da ağaca tutunur, ayaklarını döndürerek kapların içerisindeki ağır kirleri ve yağ kalıntılarını temizlemeye çalışırdı. Ayaklarını döndürmek için elbette öncelikle poposunu sağa sola döndürmesi gerekirdi. Onun böyle kıvırarak ritmik hareketlerle poposunu sağa sola döndürmesi bize sanki dans ediyormuş gibi gelirdi. Kalaycı çırağının bu dansını, yani çalışmasını zevkle seyrederdik. Kendisini ilgiyle izlediğimizi görünce bir de şarkı mırıldanarak gerçekten dans ederek çalışırdı. Bizler, minik Daltonlar misali üç erkek kardeş, yakındaki bir duvar dibine gider, duvara tutunarak onun taklidini yapar ve kıkır kıkır gülerdik..." (AKMAN / Kalaycı Çırağı Dansı adlı öyküden alıntıdır.)
Sayfa 36 - Edebiyatist Yayınevi, Yerli Öykü, 1. Basım Eylül 2024, 80 Sayfa
Alıntı