Öncelikle kitap hakkında düşüncelerimi belirtmeden önce şu dizeleri bırakmak istiyorum
SELÂM OLSUN
Selâm olsun bizden güzel dünyaya
Bahçelerde hâlâ güller açar mı?
Selâm olsun sonsuz güneşe, aya
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?
Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına.
Hasretiz bir kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?
Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan,
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adımızı soran, arayan var mı
zira bu kitap benim için çok anlam ifade ediyor ilk sayfasına bu şiirle açtım gözümü çok değer verdiğim kıymetli bir arkadaşımın bana doğum günü hediyesiydi aldığım en güzel hediye tabi. keşke o güne dönüp bu şiiri onun gözlerinin içine bakıp okuma şansım olsaydı ama işte gelin görün ki bende her fani isan gibi o anın şaşkınlığı ile ancak teşekkür edebildim. Doğrusu şuan bile bakamıyorum gözlerine sadece başımı eğip özür diliyorum. Eğer şimdi bu kelimeleri okuyorsa öncelik ona teşekkür ediyorum bana bu güzel dünyanın kapılarını açtığın için selam olsun sana minik panda.
Kitap için son 6 sene içinde okumak isteyipte bir türlü okumaya vakit bulamadığım ve çok methedildiği içinde illa okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap diye kendimi koşullamış yukarıda söylediğim gibi en sonunda kitap elime ulaştı ama gene okumaya fırsat bulamamıştım çünkü iş ev ve hayat koşturmasında ilk 30 40 sayfada defalarca denememe rağmen ileri gidemiyordum ve en sonunda o popülerliğe aldanıp sevdiğim bir kitap diye düşündüm taki 6 gün öncesine kadar tekrardan başladım ve kitabın başlangıcı her ne kadar sıkıcı olacak şekilde ilk 70 sayfada devam etsede bu sefer sonuna kadar gitmek istedim ve gitmeme değdi kitapta eski kelimelerin sıksık kullanılması beni biraz rahatsız etsede edebi kurgunun uç noktlarda olması beni