Azm

Azm
@Azimebhdr
İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.
Sayfa 158 - Can Yayınevi·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam
İnsan yaşadıklarını korktuğu için unutur ya da utandığı için. Hatırlayınca acı veriyor diye unutmaz, acı kendini unutturmaz çünkü. Terapilerde açığa çıkan travmalar aslında unutulmamıştır, hep aynı yerde, zihnin ortasında, hatta gözlerin önünde bir yerde duruyordur, sadece dile gelmemiştir. Gerçekten unutulmuş, hafızanın kuyusundan söke söke çıkarılmış bir travma varsa, muhakkak benliği delik deşik edecek kadar büyük bir utancın ya da korkunun parçasıdır.
Sayfa 187 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Korkaklar ölümlerinden önce defalarca ölürler. Yiğit adam ise ölümü yalnız bir kez tadar. Dünyada beni en çok şaşırtan şey ise insanoğlu eninde öleceğini bilmesine rağmen korkuyor yine ölümden.
Sayfa 67 - Paraf yayınları·Kitabı okudu
"Daha derine bakarsanız, arzuların başkaları üzerinde egemenlik kurma arzusundan başka bir şey olmadığını göreceksiniz. Sevgili 'seven kişi' değil; sevdiği kişinin bütün hâkimiyetini ele geçirmek isteyen kişidir.
Sayfa 243 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Hiçlik, ruhun derisidir.
Nasıl ki kemikler, et parçaları, bağırsaklar ve kan damarları derinin altına gömülü oldugu için insan görüntüsü çekilir bir hal alıyorsa, ruhun heyecanları ve tutkuları da aynı şekilde hiçliğe gömülüdür; hiçlik, ruhun derisidir.
Sayfa 114 - Aforizmalar-Nietzsche Ağladığında. Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Reklam