Bir şehrin sahipleri üzerinde gezip dolaşıp adım atanlar değil, şehre gönüllerini verip de o şehrin toprağında halen dahi diri bir gönülle yatanlardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bildiği her şeyi unutuyor ve bilmediğini bilmeye başlıyordu. Zira insan ne kadar çok bilirse o kadar çok şeye cahil oluyordu. Oysa esas olan hissetmek değil miydi? Hissetmediğine, yaşamadığına bilse de cahildi insan...
Artık nefsinin söylediklerini istemeyecek hale gelmişti. Dünyadan ve dünyalıktan bir zevk almıyordu lakin onun bin misli bir hoşluk vardı şimdi içinde nefsinden kaçtıkça aslına yaklaşıyordu...
" Derman dediğin de derdin sahibindendir. O dilerse derdine dermanı da verir lakin derde şükür gerekir. Dertsiz adem insan olmaz. Derdini çektiklerin senindir evlat..."