Aylardır rafta duruyordu okuyayım dedim.Böylece yazılı tiyatro eserlerini çok sevmediğimi bir kez daha hatırladım.Hikayenin içine giremedim ve konusunu da pek anlamadım.Olayın da pek içine giremedim,zaten içine girilebilecek türden değil.Belki de tiyatroyu bilmek gerekiyordur bu tür kitaplardan zevk alabilmek için.Zaten kısacık da bir kitap,zevkle de okuyamayınca bir çırpıda bitiriveriyorsunuz.
Ah geçmiş günler,gençlik günlerim,nereye gittiniz ? Zihnimin pırıl pırıl,gönlümün neşeyle dolu olduğu; hep güzel,incelikli şeyler düşünüp düşlediğim;yaşanan zamanın ve geleceğin umutla aydınlandığı günler,ne oldu size ?
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.Acıyı,susuzluğu,açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor,bu yüzden daha rahat döşeklere,daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.