Seyma karasu

… kaynak miktarları göz önüne alındığında, sivil toplum alanının dünya ekonomisindeki payının çok küçük olduğu görülmektedir. Bu nedenle, sivil toplum alanındaki işlerin ve bu isleri yürütecek insanların yönetimi ile ilgili olarak sivil toplum alanına özgü yöntemlerin geliştirilmesi noktasında bir zayıflık söz konusudur. Bu eksiklik, kamu ve özel sektör için geliştirilmiş yönetim modelleri ve sisternlerinin sivil toplum alanına uyarlanması ile asılmaya çalışılmaktadır. Bu da sivil toplum alanındaki yönetim uygulamalarını zamanla kamu veya özel sektör uygulamalanna benzeştirmektedir. Bu konuda, …elestirel akademik makaleler bulunmaktadır (Maier vd., 2016). … sivil toplum alanı, hem genel olarak kamu ve özel sektörden ayrılmakta hem de içinde bulunulan toplumsal bağlama özgü birtakım farklılıklar barındırmaktadır. Dolayısıyla iş ve insan yönetiminın, ilgili STK'nın kendi içinde bulunduğu bağlam dikkate alınarak ele alınması kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, mekanik bır örgüt yapısı yerine organik bir örgüt yapısının hedef ve sonuç odaklı bir performans yönetimi yerine süreç ve davranış odaklı bir performans yönetiminin tercih edilmesinin hem ihtiyaç sahibi hem kaynak sağlayıcı hem de bu iki tarafı birbirine bağlayan gönüllü ve çalışanları dikkate alan yani her yönüyle insan odaklı bir yönetim anlayışının benimsenmesinin sivil toplum alanının ruhuna daha uygun olduğu düşünülmektedir.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
…Batı ülkelerinde bağış verme niyeti taşınan STK'ya aşina olmak, yani o kurumu ve o kurumdan birilerini yakinen tanımak çok önemsenmemektedir. Türkiye'de ise durum tam tersidir. Türkiye'de bağış verilmesi düşünülen STK'nın üyelerinden veya yönetiminden birini ya da bu kurumda çalışan veya bu kuruma gönüllü olan birini tanımak, yani kuruma aşina olmak önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Türkiye, yapılan toplam bağış ve yardım tutarının gayrisafi millî hasılaya oranıyla tanımlanan cömertlik endeksine göre 2013 yılında üçüncü, 2015 yılında İkinci, 2014 ve 2016 yıllarında birinci sırada yer almaktadır (Development Initiatives, 2017). Türkiye, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında İse hükümetler ve AB kurumları arasında en yüksek miktarda insani yardıma katkıda bulunan ülke olarak ilk sırada yer almaktadır. (Development Initiatives, 2018; Development Initiatives, 2019; Development Initiatives, 2020).
Sayfa 97·Kitabı okudu
Türkiye’de bireysel bağışçilik ve Hayırseverlik (TÜSEV 2019) -Türkiye'de bireylerin bir senede yaptığı bağış ve yardımların toplamı 2015 yılında 228 TL, 2019 yılında 303 TL olarak hesaplanmıştır. -bireyler, bağış ve yardımlarını ihtiyaç sahiplerine bir kurum aracılığıyla değil, daha çok doğrudan ulaştırmayı tercih etmektedir. Bağışını kurumlar üzerinden gerçekleştirenlerin oranı sadece %12'dir. -her 10 kişiden 4'ü geçmiş bir yıl içinde akraba, komşu ya da başka bir ihtiyaç sahibine doğrudan yardımda bulunmuştur. Eğitim ve gelir düzeyi arttıkça doğrudan yardımda bulunma eğilimi de artmaktadır. Bununla birlikte doğrudan yapılan bu yardımlarda ayni yardımlardan nakdî yardımlara doğru bir kayma gözlendiği belirtilmektedir. -Doğrudan yardımlar kapsamında, dilencilere yapılan yardımlar 2004'ten bu yana önemini korumakta,dilencilerine para verenlerin oranında bir miktar azalma olsa da her 10 vatandaştan 4'ü dilencilere para vermeye devam etmektedir. -Rapora göre Türkiye'de yoksullara yardım öncelikle devletin görevi olarak görülmektedir. Bununla birlikte 2004-2019 arasında, yoksullara yardımı "tūm vatandaşların" ve "STK'ların" görevi olarak görenlerin oranında artış gözlen mektedir. -bireylerin bağışlarını bir kuruluş aracılığıyla yapmayı tercih etmeleri durumunda, söz konusu kuruluşun bir kamu kurumu yerine bir STK olmasını tercih edenlerin oranındaki artıştır.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Küresel Hayırseverlik raporu Harvard Kennedy School (paula,2018) -Araştırma kapsamında …39 ülkede 260.000'den fazla vakıf bulunduğu, -Araştırma kapsamındaki vakıflar %60'ı Avrupa'da, %35'i Kuzey Amerika'da olmak üzere belli kıtalara yoğunlaştığı, -Araştırma kapsamında tespit edilen vakıfların yaklaşık dörtte üçü son 25 yılda kurulmuştur. …sektörün genç ve yakın zamanda nasıl bir büyüme içerisinde olduğunu, -Bağımsız vakıflar ABD'de (%96) ve Avrupa'da (%87) baskın olan modeldir. Özel işletmeler tarafından kurulan vakıflar ise Latin Amerika'da ön plandadır (%50). Hükümete bağlı vakıflar Çin'de (%38) ve BAE'de (%73) yaygındır. Afrika'da ise aile vakıflarının yaygın olduğu görülmektedir (%35). -Araştırma kapsamında yer alan vakıfların varlıkları 1,5 trilyon ABD Dolarını aşıyor görünmektedir ve bu varlık ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri (%60) ve Avrupa'da (%37) yoğunlaşmış durumdadır. -Kaynak kullanımı öncelikli alanlar %35 eğitim,%21 sosyal refah,%20 sağlık,%18 kültür sanat, -Vakıfların yarısından fazlası için hükümet önceliklerine uyumun önemli olduğu vurgulanmıştır.
Sayfa 83·Kitabı okudu