Birey ve toplumsal hareket, insanın kendisini geleneksel bağların (din, akrabalık vs.) boğuculuğundan özgürleştirdiği bir tarihsel süreç içine oturtulur.
Klasik sosyolojiye göre sosyal hareketler yapısal gerginliğe, ekonomik krize ve modernleşmeye tepki olarak ortaya çıkan olgulardır. Modernleşme, bütünleşme ve gelişme süreci tamamlandığında, hareketler toplumsal hayatta artık yeri olmayacak geçici çabalar bütünüdür. Hareketlerin aktörleri de sisteme entegre olamamış, marjinal ve irrasyonel tiplerdir.
... Bu seneye "Fil Yılı", mahvedilen orduya "Ashâb- ı Fil", meydana gelen büyük olaya da "Fil Vak'ası" adı verildi. Kur'an-ı Kerim, bu olayı özel bir sure olarak alattı. "Görmedin mi Rabb'inin, fil ashabına neler yaptığını ve nasıl ceza verdiğini?!... Onların çabalarını, kurdukları tuzağı boşa çıkarmadı mı?!... Onların üzerlerine, Ebâbîl sürüleri halinde kuşları gönderdi. Onlara, fırınlanmış balçıktan oluşan taşları atıyorlardı. Onları, yenik (delik deşik olmuş) ekin yaprağı haline getiriverdi."