Seyma karasu

Seyma karasu

, bir kitap okudu
10/10
·40 syf.·
Beğendi
·
2023 19. kitabı
Gülçin Durman
10/10 · 1 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sahip olma duygusu ... "Özel mülkiyet, bizi öylesine aptallaştırıp, güçsüzleştirdi ki, nesneler ancak onlara sahipsek, yani, eğer bizim sermayemiz olarak varlarsa, bizim mallarımızlarsa, yani bizim tarafımızdan kullanılıyorlarsa bizim oluyorlar. Tüm servetimize rağmen yoksuluz çünkü çok şeyimiz var ama biz küçüğüz." Sonuçta, ortalama bir insan kendini güvensiz, yalnız, bunalımlı hisseder ve bolluk içinde mutsuzluk çeker. Onun için hayatın anlamı yoktur; hayatın anlamının sadece bir "tüketici" olmaktan ibaret olamayacağının belli belirsiz farkındadır. Eğer sistem ona, hayatta değerli olan her şeyi giderek daha çok kaybettiğini unutmasını sağlayan, televizyondan sakinleştiricilere kadar uzanan sayısız kaçış yolları sunmasaydı, hayatın anlamsızlığına dayanamazdı. Tersine sloganlara rağmen, iyi beslenmiş, iyi bakılmış, insanlıktan uzaklaştırılmış, bunalmış sıradan insanı yöneten bürok- ratların idare ettiği bir topluma doğru hızla yaklaşıyoruz.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Birey, sadece üretim alanında değil, sözde özgür tercihini ifade edebildiği tek alan olan tüketim alanında da yönetilmekte ve yönlendirilmektedir. Bu tüketim, ister yiyecek, giyim, içki, sigara, ister sinema veya televizyon programı olsun, iki amaçla güçlü bir telkin mekanizması devreye girer: birincisi, bireyin yeni mallara isteğini artırmak, ikincisi ise, bu isteği sanayinin en karlı kanallarına yönlendirmektir. Tüketim malları endüstrisindeki sermaye yatırımının boyutu ile birkaç dev şirket ara sındaki rekabet, tüketimi şansa bırakmamayı ve tüketiciyi de daha fazlasını almak isteyip istememe ya da ne almak istediği konusunda serbest bırakmamayı gerekli kılar. Tüketicinin iş tahı sürekli açılmalı, zevkleri yönlendirilmeli, yönetilmeli ve tahmin edilebilir hale getirilmelidir. İnsan, tek isteği daha çok ve "daha iyi" şeyler tüketmek olan ebedi bir süt kuzusuna, "tüketiciye" dönüştürülür.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Peki, insanın ve toplumun mükemmelleşebilmesi fikrine ne oldu? Sönük bir "ilerleme" kavramına, tamamen diri ve üretken insanın doğuşunu sağlamak yerine, daha iyi nesnelerin daha çok üretilmesi görüşüne dönüştü.
Sayfa 45·Kitabı okudu
... bireyin kendi rızasıyla yönetildiğidir. Ama bu rızayı oluşturan yöntemler, telkin ile manipülasyondur ve bunlar sayesinde, en önemli kararlar -savaş ve barışı içeren dış politika- ortalama bir vatandaşın neredeyse hiç tanımadığı küçük gruplar tarafından alınır.
Sayfa 44·Kitabı okudu