Berfin Altın

Berfin Altın
@B3rfiin
Bakanlar bana gövdemi görürler, ben başka yerdeyim...
Puan vermedi·192 syf.··
2023 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 18:55
Umut adında bir danışanın terapi seansını konu alıyor kitap. Sevgisini gösteremeyen suskun bir anne ve kaderiyle kavgasını ezberlemiş bir babanın olduğu eve doğuyor Umut. Böyle bir aileye doğduğu icin haliyle aidiyetini sorguluyor, ev arayışına giriyor. "Ev bir çocuğun dünyasıdır. Evinde yalnız bırakılmış çocuklar için bu dünya ev değil. İçinde doğduğumuz her ev evimiz değil. Çocuğuna çocuğuymuş gibi davranmayan ailelerin çocuklarının ilk yılları çocukluk değil, o ev benim evim değil. O aile mezarlığına ev dersem hala hayatta olduğuma ikna olamam. Benim evim neresi?" şeklinde ifade ediyor Umut bu durumu. Bir çocuğun yarasına hayatın hiçbir tesellisi yara bandı olamıyor. Bu yüzden çocukluğu Umut'un hayatının her aşamasını etkiliyor. Umut'un hayatında kendimden bir şeyler bulduğumdan mıdır, kaçtığım duyguları hatırladığımdan mıdır veya duygusal boşlukta olduğumdan mıdır bilmiyorum, sık sık ağlattı beni kitap "İnsan en çok kendine yasakladığı duygularla savaşır. Hissedilmesin diye uğraşılan duygu en olmadık zamanda insanı ele geçirir" diyor Gökhan Çınar. Sanırım bu yüzden :) Cok düşündürdü beni, çocukluğuma döndürdü çoğu zaman, bazı duyguları hatırlamamı, bazı farkındalıklar oluşmasını sağladı. Cok fazla işaretlediğim yer var. Başucu niteliğinde bir kitap oldu benim için.
Edebiyat
Benim Evim Neresi?Gökhan Çınar · Destek · 0668 okunma
Reklam
Puan vermedi·479 syf.··
2023 4. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 20:43
Tehlikeli Oyunlar'ı okurken Tutunamayanlar'a göre daha çok zorlandım. Bunu belirtmek istiyorum öncelikle. Kitapta olay örgüsü konu bütünlüğü yok. Düşünme hızında, mantığında yazılmış bir kitap. Okurken zaman zaman ara verdim. Bir solukta bitebilecek bir kitap değil bana göre. Oğuz Atay'ın yine bir hayata tutunmaya çalışan kişi olan Hikmet Benol'un hikayesini anlattığı bir eser. Fakat hiçbir şey tam olarak belli değil. Hüsamettin Albay, Nurhayat Hanım gerçekten var mıydı. Yaşanan olaylar gerçek mi yoksa Hikmet'in kafasında kurduğu oyunlardan biri mi anlaşılmıyor. Sonu bile ayrı bir kafa karışıklığı. Hikmet Benol toplumda kendi olmaya çalışan Albay'ı kendine hayali arkadaş edinmiş (tutunamayanların Olric'i diyebilirim Albay için) bir karakter. Toplumdaki kargaşayı ve bu kargaşanın temelinde yatan gerçekliği oyunlarla anlatmayı tercih ediyor. Bu gerçekliği irdelemenin tehlikeli olduğunu düşündüğü için "tehlikeli oyunlar" adı altında sunuyor bize. Fakat kitaptaki şu sözlerden de anlaşıldığı üzere pek başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim: "Bütün hayatımı kelimeler uğruna harcadım, içi boş kelimeler uğruna. Kelimelerin gerçek anlamlarını bilmeden, onlarla oynadım. Oyunları da kelimelerin içinde tutukladım." "Aşkın göz yaşları onu bırakmıştı. Aklın göz yaşları onu bırakmıştı. Bununla birlikte sonuç çok acıklı oldu; fakat sebebi anlaşılamadı. İyi tahliller yapılamadı, kahramanlar yerli yerine oturtulamadı, çevre iyi verilemedi, bir çok güzellik anlatılamadı, olaylar sonuna kadar götürülemedi. Bu yüzden oyunların güzelliği de anlaşılamadı." Biraz uzun oldu. Teşekkür ediyorum okuyanlara :)
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2023 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 03:32
Postmodern bir roman olması, Türkiye'nin en çok yarıda bırakılan kitabı olması, anlatımının ağır olduğu söylentileri gibi sebeplerden sürekli okumayı ertelediğim o kitap... " Bu kitap ne ciddi kavgaların ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanlarin romanıdır; bu kitap mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır" Selim herkesin hayatına dokundu, yer edindi. Selim de sevildi ancak ona yetmedi. Hayatın akışına uyum sağlayamadı, kötülüklerden, herkesçe kabul edilmiş doğrulardan kaçmak istedi. Kendini hiçbir yere ait hissetmedi. Toplumda kendine bir yer bulamadı ya da toplum ona uygun bir yer yaratamadı. Kimseye bir sey anlatmadı, anlatmadan anlaşılmak istedi. Selim nahifliğiyle, inceliğiyle, iç kavgalarıyla bu dünyaya ait degildi bence. "Selim herkesin yüzüne bağırmak istedi kötüsünüz diye. Ruhu ezildi. Kendi sesini duydu yalnız. Sonunda kendi kötülüğünde karar kıldı" Canım Selim tutunamadı hayata... Bat dünya bat Turgut ise hayata tutunamayan arkadasi Selim'in ölümünü kendi ihmalsizliğine yordu. Başlarda Selim'in ölümüne inanmasa da araştırmaları sonucu bulduğu Selim'in yazdığı şarkılar, günlüğü ve arkadaşlarından edindiği bilgiler kanıt niteliğindeydi. Turgut Selim'in iç dünyasını anlamaya çalışırken kendi iç dünyasında kayboldu Ön yargılarımın aksine okurken zorlanmadığım zevk alarak okuduğum bitmesini istemediğim ve Oğuz Atay'a hayranlık duymaya başladığım bir kitap oldu kendisi. Hoşça kal Selimcim Işık Hoşça kal Turgutcum Özben..
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma