"Ne kadar güzel çocuğum söz dinliyor! Kuralları uyuyor, üzerine düşeni eksiksizce yerine getirmeye çalışıyor." diye düşünüp mutlu olabiliriz. Ama bizi endişelendirmesi gereken, okulda ya da başka yerlerde karşı çıkan, "sorun çıkartan" çocuk değil, kendisinden istenene çaresizce boyun eğen ve canla başla onu gerçekleştirmeye uğraşan çocuk olmalı.
"İyi"nin karşıtının "kötü" değil "mükemmel" olduğunu söylerim hep. "Birinin çuvallamasını mı istiyorsunuz? Ona mükemmeliyetçilik aşılamanız tek başına kafi." derim.
Zorba
Siz ruh eşinize rastlama şansına eriştiniz mi? Patron erişti.
Zorbanın ilkel ama kestirme, içgüdüsel ama sağlam yollardan sonuca yorulmadan varması, patronun çok düğümlü kaygılarını yatıştırıyordu. Belki de patronun aradığı buydu. Patron kilitti, Zorba anahtar.
Delilik eksikse hayatta, her şeyin hesabını bakkal defteri gibi tutarsın. İçimizdeki Zorbayı, deliliği, dinlemezsek hiçbir eksiğimiz olmasa da bu hayatta mutlu olamayız.
Ruhun eksiğini tamamlayıp, huzura kavuşturmak için çok sevdiğimiz Zorba'yı hesapsızca kabullenmemiz lazım. Yargılamadan korkmadan, dilediğince yaşamak...
Anlıyorsun! Anlıyorsun ya, bu seni yiyecek! Anlamasaydın, mutlu olurdun! Neyin eksik senin? Gençsin, paran var, aklın var, sağlamsın, iyi adamsın, hiçbir eksiğin yok, Tanrı kahretsin: Yalnız bir tane var; dedik ya: delilik. Bu olmadı mı, patron...